Gerilim ve şiddet değil, demokratik siyaset! sticky icon

28 Ağustos'ta DSİP'in de örgütleyicilerinden olduğu 'Yetmez ama EVET' yürüyüşü sonrası Beyoğlu'nda yaşananları TKP açıklamasından öğrendik.

Barış için hükümet kalıcı adım atmalıdır! sticky icon

PKK’nin eylemsizlik kararı beklendiği gibi tüm toplumda bir rahatlama yarattı. PKK 20 Eylül’e kadar eylemsizlik kararı aldığını açıkladı. Son bir buçuk ayda hemen her gün gerçekleşen çatışma ve ölümlerin 20 Eylül’e kadar durması anlamına geliyor bu eylemsizlik kararı.

PKK’nin eylemsizlik kararına devlet ve hükümet bir dizi eylemle yanıt vermelidir:

Demokratik Toplum Kongresi'nin kararları barış için bir fırsattır sticky icon

Savaşın tırmandırılmak istendiği bu dönemde Diyarbakır'da toplanan Demokratik Toplum Kongresi'ni selamlıyoruz. Kongrenin aldığı kararlar Kürt sorununun demokratik çözümü ve barış ortamının yaratılması için gereklidir. Kürt halkının uzattığı barış eli havada kalmamalıdır. Devlet tutum değiştirmeli, barış için müzakereler başlamalıdır. Demokratik özerklik tartışmasının savaş yanlıları tarafından bastırılmasına izin verilmemelidir.

Doğan Tarkan

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi

Doğan Tarkan: DSİP büyürse aşağıdan sosyalizm güçlenir sticky icon

12 Eylül referandumunda “yetmez ama evet” diyerek sokağa çıkan Devrimci Sosyalist İşçi Partisi neyi savunuyor? Enternasyonalist sosyalistlerin ve anti-kapitalist aktivistlerin örgütünün politikalarını DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan Sosyalist İşçi'ye verdiği röportajda anlattı.

DSİP, 12 Eylül’deki halkoylamasında “yetmez ama evet” diyor. Kürt sorununda ise Kürt hareketine koşulsuz destek veriyor. Irkçılığa, milliyetçiliğe, ulusalcılığa karşı ödünsüz bir mücadele sürdürüyor. Darbelere karşı sokağa çıkan tek sol örgüt durumunda. İyi, kötü ayrımı yapmadan bütün darbelere karşı çıkıyor. Bütün bu tutumları ile DSİP solun geri kalanından kalın çizgilerle ayrılıyor. DSİP’in nasıl bir sosyalizm anlayışı var?

Doğan Tarkan: Öncelikle şunu söylemek gerekir ki bütün b u konularda DSİP bir yanda, diğer sol öbür yanda değil. Birçok konuda DSİP ile aynı politik çizgiyi savunan sol örgütlenmeler var. Ancak bütün bu konular bir araya geldiğinde DSİP tek başına kalmakta. Bu sonuç DSİP’in sosyalizm anlayışından ve dolayısıyla sınıflar mücadelesini farklı yorumlamasından kaynaklanıyor.

DSİP’ten Alev Alatlı’ya tekzip: Biz Kürt halkının yanındayız sticky icon

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, bugün Akşam gazetesinde yer alan Alev Alatlı röportajında bahsedilen, Kürt sorununa dair DSİP'in savunduğu iddia edilen görüşlerin doğru olmadığını açıklayan bir tekzip yayımladı. Açıklamada, DSİP'in, Kürt halkının mücadelesini gerici olarak niteleyen Türk milliyetçiliğine ve bu mücadeleyi "ABD ve AB emperyalizmi" ile bağlantılandıran şovenistlere karşı mücadele ettiği ifade edildi.

12 Eylül anayasası çöpe! sticky icon

Yetmez, ama Evet!

Anayasa değişikliğine 12 Eylül referandumda “yetmez ama evet” diyeceğiz.

Yetmez, çünkü anayasa değişikliği Kürt halkının haklarını kapsamıyor, Kürt halkının ulusal taleplerini içermiyor.

Yetmez, çünkü işçi sınıfının ve emekçilerin örgütlenme özgürlüğü sınırsız bir düzeyde ele alınmıyor.

Bu anayasa değişikliği yetersiz, çünkü, biz tüm ezilenlerin haklarının güvence altına alındığı, demokratik, özgürlükçü, sivil, yepyeni bir anayasa istiyoruz.

Yine de referandumda evet oyu vereceğiz, çünkü, anayasadaki değişiklikler, askeri vesayete karşı çok az da olsa nefes almamıza yardımcı olacak.

'Yetmez ama evet' ve 'boykot' sticky icon

Bu anayasa değişikliğinde bana yanlış gelen bir şey yok. İçerdiği her bir madde değiştirilen eski maddeye göre daha olumlu. Anayasa paketinde en çok tartışılan maddeler aslında 2 tane. Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda (HSYK) yapılan yapısal değişiklikler. Kimileri bu değişiklikleri sivil diktatörlüğe doğru adımlar olarak görüyor, bazıları ise sivil (AKP) vesayeti olarak değerlendiriyor. Böyle düşünenler referandumda hayır oyu verecekler.

Nükleer santrallları protesto eden aktivistler serbest bırakılsın sticky icon

Bugün Ankara’da TBMM önünde nükleer yasasayı protesto eden, Türkiye’nin her yerinden gelen 70 nükleer karşıtı gözaltına alındı. Aralarında 12 DSİP üyesinin de bulunduğu 70 nükleer karşıtı aktivist polis tarafından yerlerde sürüklenerek Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Nükleer enerji pahalı, tehlikeli ve ölümcüldür.

Nükleer santral nükleer silah içindir.

Akkuyu’da ve Sinop’ta nükleer santral kurmak halka karşı bir girişimdir.

Gözaltına alınan aktivistlerini çağrısını tekrarlıyoruz: Milletvekilleri nükleer yasaya “red” oyu verin, bu suça ortak olmayın.

Gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.

Nükleere hayır!

Başka bir enerji mümkün!

DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan

Mahkeme elini siyasetten çek

Anayasa Mahkemesi’nin CHP’nin iptal başvurusunu kabul etmesi tıpkı 367 şartı gibi bir dayatmadır. 11 yargıç kendini seçilmiş meclisin yerine koymuştur. Anayasa değişikliği referandumunun iptal edilmesi tarihe yeni bir yargı darbesi olarak geçecektir.

Katil İsrail’i durduralım

Katil İsrail’in Gazze’ye insani yardım taşıyan gemilere saldırısı ve gerçekleştirdiği katliamı protesto ediyoruz.
Türkiye hükümetini, İsrail’le olan her türlü anlaşmayı yırtmaya çağırıyoruz.
İsrail’e derhal yaptırımlar uygulanmalıdır.
İnsani yardım götürürken yaşamlarını yitiren barış aktivistlerini saygıyla anıyor ve ailelerine baş sağlığı diliyoruz.
İsrail tarafından zorla alıkonulan barış aktivistleri derhal İstanbul’a gönderilsin.
Tüm savaş karşıtlarını, Filistin’in dostlarını, Ortadoğu’da ve dünyada kalıcı barış isteyen herkesi sokağa çıkmaya çağırıyoruz.
Katil İsrail, Filistin’den defol!
Gazze halkı yalnız değildir!
İsrail’le işbirliğine son!
Yaşasın küresel intifada!

Doğan Tarkan
DSİP-Devrimci Sosyalist İşçi Partisi Genel Başkanı

Dostlarımız