Yeni bir sol parti ihtiyacı ABD’nin Afganistan’ı ve ardından Irak’ı işgale hazırlandığı günlerde ortaya çıktı. Savaş karşıtı hareket binlerce insanı ilk kez mücadeleye çekiyordu.
|
Her fırsatta hukukun üstünlüğünden bahsedilen Türkiye bir yargı darbesi yaşıyor.
Erzurum ve Erzincan’da Dursun Çiçek imzalı darbe planını uygulayanlara dönük soruşturma HSYK-Yargıtay-Danıştay’ın el birliğiyle engellenmek isteniyor.
3 hafta içinde iki kez tatbikat adı altında zırhlı araçlar Erzincan caddelerinde yürütüldü.
|
Iğdır Belediye Başkanı Nuri Güneş ve BDP İl Başkanı Şebbap Çelik’in tutuklanmasını protesto ediyoruz.
Kapatılan DTP ve BDP’li siyasetçilere dönük tutuklama kampanyası doruğa çıkmış, 1000’den fazla Kürt politikacı tutuklanmıştır.
Iğdır Belediye Başkanı gibi bölgedeki BDP’li yönetimler halkın oylarıyla o göreve gelmiştir. Ancak partileri kapatıldığı gibi demokratik siyaset yapma imkânları ortada kaldırılmaktadır.
Bu açıkça bir savaş kışkırtıcılığıdır. Batı’da darbe girişimleri sürerken Doğu’da fiili bir darbe gerçekleşmektedir.
|
Basına ve kamuoyuna
İki gündür Taraf gazetesi tarafından yayınlanan Balyoz Harekatı planları önce Balyoz darbesinin lideri Orgeneral Çetin Doğan tarafından onaylandı, bugün ise Genel Kurmay Başkanlığı tarafından kabullenildi.
Gerek Çetin Doğan, gerekse de Genel Kurmay Başkanlığı Balyoz planlarını kabul ederken bunların darbe planı olmadığını fakat tatbikat olduğunu ve olağan olduğunu iddia ediyorlar.
Genel Kurmay Başkanlığı’nın olağan kabul ettiği Balyoz planları basını işbirliği yapılacaklar ve tutuklanacaklar olarak ikiye ayırmakta. Camilere bomba koymayı, sağı solu basmayı, uçak düşürmeyi, yeni bir hükümet tayin etmeyi içeriyor. Bütün bunlar Genel Kurmay’ın ve 1. Ordu’nun ülkeyi korumak yerine ülkeyi kaosa sürüklemek, yıkmak gibi amaçlara sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
|
Manisa’da Çingeneler saldırıya uğruyor, zorla yerinden ediliyor. Bir insan hayatını kaybediyor, bir araba yakılıyor, bir çok yer tahrip ediliyor.
|
Ankara’da kontrgerilla merkezinin basılması Türkiye tarihinde bir dönüm noktasıdır. On yıllardır sayısız suikasti ve provokasyonu gerçekleştiren, bir çok katliama ve darbelere imza atan, Kürtlere karşı özel bir savaş yürüten kontgerilla örgütü bir an önce dağıtılmalıdır.
|
TEKEL işçilerinin taleplerine bugün polis şiddeti ile yanıt geldi.
Günlerdir direnen TEKEL işçilerine, dayanışma içindeki aktivistlere
|
Anayasa Mahkemesi, beklenen kararı aldı! DTP hakkında oy birliğiyle kapatma kararı verdi.
Beklenen diyoruz, çünkü Anayasa Mahkemesi siyasi kararlar vermesiyle meşhurdur ve bugünkü siyasi karar çok açık ki barış sürecinin dinamitlenmesi yönünde verilecekti. Öyle de oldu.
Kürt halkı, ne milletvekillerinin göz altına alınmasına ne seçtiği milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmesine ne de partisinin kapatılmasına ilk kez tanık oluyor.
|
Türkiye’de askeri vesayet ve soygun düzenini sürdürmek isteyen cuntaya ait yeni bir belgede Hrant Dink ve Rahip Santoro cinayetleri ile Malatya Katliamından “operasyon” olarak olarak söz edilmektedir.
Söz konusu belgede adı geçen Kadri Paşa adlı cuntacının kim olduğu açıklanmalı ve gereği yapılmalıdır. Günlerdir isimleri ve faaliyetleri toplum tarafından bilinen cunta üyeleri tutuklanmalıdır. Bunlara göz yuman, darbeci subayları kollayan ve darbe belgelerini “kağıt parçası” olarak niteleyen Genel Kurmay Başkanı derhal görevden alınmalıdır.
|
Kürt sorunu konusunda esen barış rüzgarı, savaş yanlılarını rahatsız etmeye devam ediyor. Bazı illerde başını faşist grupların çektiği küçük gösteriler yapılıyor ve savaşı sona erdirme çabalarından duyulan rahatsızlık dile getiriliyor.
İşte bu saldırıların sonuncusu dün gerçekleşti. Ankara’da DİSK Genel-İş sendikasına bağlı KENT A.Ş. işçilerine bir grup Alperen Ocağı üyesi faşist, Kürt sorununda çözüme karşı ırkçı sloganlar atarak saldırdı, bir işçi hafif yaralandı.
Bu saldırı açık bir göstergedir. Kürt halkına dönük saldırganlık aynı zamanda işçi sınıfına dönük saldırganlıktır. Faşist saldırılara karşı batıdaki barış sesinin yüksek çıkmasını sağlamak bütün işçilerin, ezilenlerin, sosyalistlerin, demokratların başlıca görevidir.
Yapılan gösteriler karşısında paniğe kapılmaya gerek yok, Kürt sorununda barışçıl bir çözüm yoluna girilmiştir. Bunu durduramayacaklar, barışı durduramayacaklar. Çünkü barışın sesi, bir avuç faşistin sesinden çok daha kuvvetli.
KENT A.Ş. işçilerinin yanındayız, Kürt halkının barış talebinin yanındayız! Faşist saldırganlığa geçit vermeyeceğiz
DSİP Ankara İl Başkanı Damla Çimen
|
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye barış grubu gönderilsin çağrısı hızla yanıt buldu ve Mahmur, Kandil ve Avrupa’dan üç ayrı PKK grubu Türkiye’ye doğru yola çıktı.
Atılan bu adımın tarihi ve politik önemi görülmek zorunda.
Bu adım Kürt halkının barış konusundaki ısrarını gösterdiği için çok önemli ve anlamlı. Yıllardır barışın gerekliliğini ve barış sürecinin gelişmesi için elinden geleni yapacağını vurgulayan Kürt hareketi, şimdi somut bir adım daha atıyor.
Bu adımın akamete uğramaması, sınır dışından gelen PKK üyelerinin barış elçileri olarak görülmesi gerekiyor.
Daha önce de barış konusunda ısrarını göstermek üzere silahını bırakıp gelenlere yapılan muamelenin benzeri tek bir tutum alınmamalıdır.
Kürt hareketinin uzattığı barış eli görülmelidir.
Bu el güçlendirilmelidir.
|
16 Ekim Cuma günü DSİP üyesi ve Sosyalist İşçi ve Taraf yazarı Roni Margulies ODTÜ’de konuşmacı olarak katıldığı “Yeni bir sol parti” toplantısında bir grup ÖDP, TKP ve Halkevi taraftarınca sloganlarla ve masalara vurularak protesto edilmiştir. Protesto edenler toplantıyı terk ettikten sonra çoğunluk toplantıya devam etmiştir.
Bu, Roni Margulies’e yapılan üçüncü müdahaledir.
|
Polis IMF'nin emrinde
IMF ve Dünya Bankası'nı protesto eden işçilere, sosyalistlere, antikapitalistlere polis vahşice saldırdı.
|
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'ye yapılan saldırı, emek hareketine yapılan saldırıdır
|
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, başka illerde açılan davalar kapsamında talimatla ifadelerinin alınması için DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ile DTP Genel Başkan Yardımcısı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın zorla mahkemeye getirilmesini kararlaştırdı.
Bu gelişmeyi kızgınlıkla karşılıyoruz.
|
Bugün 12 Eylül askeri darbesinin 29’uncu yıldönümü. Emir komuta zinciri içinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin demokrasiye ve topluma saldırısının yıldönümü.
|
8 Eylül 2009, Marmara Bölgesi’nde etkili olan sel felaketinin görüntüleri bütün televizyon kanallarında. Yıkılan evler, ağaçlar, sularda kilometrelerce sürüklenen arabalar, evlerinde çaresizce kurtarılmayı bekleyen insanlar. Sel sularına kapılıp yaşamını yitiren Selimiye’de 4, Çatalca’da 6 kişi, son açıklamalar göre 31 kişi öldü. Yine selde telef olan çok sayıda hayvan. Selin ardından tarumar olmuş, çamur içindeki yaşam alanları. Milyarlarca lira maddi kayıp.. Bir günlük bile diyemeyeceğimiz “doğal afet”in bilânçosu.
Bu bir afet değil, bir cinayet.
Her zamanki gibi yoksulları vuran bir cinayet.
|
Kamuoyuna,
Partimiz üyesi ve Taraf Gazetesi yazarı Roni Margulies 27 Ağustos akşamı bir saldırıya uğramıştır. Saldırı sırasında, ÖDP'li olduklarını belirten sözler söyledikleri için olaydan hemen sonra ÖDP Genel Başkanı’na durumu ilettik. Daha sonra ÖDP Genel Başkanı’ndan saldırganların ÖDP üyesi olduklarını ve haklarında işlem yapılacağını öğrendik.
DSİP daima sol içi şiddete karşıdır. Bu nedenle ÖDP Genel Başkanı Alper Taş’ın söyledikleri bizim için yeterli olmuştur.
Ne var ki, 31 Ağustos günü ÖDP sitesinde yayınlanan basın açıklamasında ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Önder İşleyen Roni Margulies’in yazdığı yazıyı “saldırgan”, Roni’ye saldıranların yaptıklarını ise “demokratik bir eylem” olarak nitelemiştir.
ÖDP’nin bu resmi tutumu Devrimci Sosyalist İşçi Partisi açısından kabul edilemez bir yeni saldırganlık göstergesidir.
|
Ergenekon soruşturmasının 3. iddianamesi ile katliamlar, faili meçhul cinayetler, suikastlar ve suikast girişimlerinin arkasındaki cinayet şebekesi ilk kez işledikleri suçlardan dolayı hesap verecek.
|
Yeni bir yargı darbesiyle karşı karşıyayız.
Anayasa Mahkemesi, darbeci askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını engellemek isteyen CHP’yi dinledi ve yasayı esastan görüşmeye karar verdi.
Kimse bize yargının bağımsızlığından hukukun üstünlüğünden bahsetmesin.
1999’da onlarca devrimci tutsağın ölümüne, yüzlercesinin ağır sağlık sorunlarına yakalanmasına neden olan Hayata Dönüş operasyonunun mimarı Ali Suat Ertosun’un HSYK’ya yaptığı başvuru ile başlayan maskaralık göstermiştir ki bu ülkede hukuk adına konuşanlar darbe hukukunun uygulayıcılarıdır.
|
Çin'de bir fabrikada Han kökenli işçilerin Uygur kökenli işçilere saldırmasıyla başlayan olaylar, giderek polisin vahşice bastırmaya çalıştığı bir ayaklanmaya dönüşüyor. Mao dönemindeki işgalden beri sürekli etnik ayrımcılığa maruz kalan, kültürel hakları ellerinden alınan Uygurların yaşadığı Doğu Türkistan, Stalinist rejime başkaldırıyor.
Devlet kapitalisti Çin'in uyguladığı ırkçı ve şovenist politikalar, farklı etnik gruptan işçileri birbirine düşürerek rejimin kendisine yönelen gerçek bir muhalefetin oluşmasını engellemeye ve ucuz işgücü sayesinde sermaye birikimini arttırmaya yöneliktir. Ancak bu son olaylar, Stalinizmden öğrenilen bu ırkçı ve milliyetçi politikaların iflas ettiğinin bir göstergesidir.
Uygur halkı yalnız değildir. Biz sosyalistler, her türden ezilenin mücadelesini desteklediğimiz gibi Uygur halkının mücadelesini de destekliyor, Çin'in ırkçı katliamlarına karşı "Yaşasın halkların kardeşliği" diyoruz. Çin işçi sınıfının kurtuluşu da, Uygurların ve diğer ezilenlerin kurtuluşu da birbirinden bağımsız değildir.
Diğer yandan, Çin'deki katliamdan Türk ırkçılığına pay çıkarmak isteyenlere de prim verilmemelidir. Uygurlara yönelik katliamı kınamak, soykırıma uğramış Ermeni halkına karşı düşmanca tutum alanlara, Kürt halkına yönelik baskılar karşısında sessiz kalan hatta bu baskıları yıllarca desteklemiş olanlara düşmez. Bir yerdeki katliamı kınarken bir başka katliama sahip çıkan zihniyet, Uygurları katleden ırkçılığın Türkiye'deki izdüşümünden başka bir şey değildir.
|
Ateşkes süreci sona ermek üzere. PKK ateşkesi 15 Temmuz’a kadar uzatacağını daha önceden ilan etmişti. Şimdi, ateşkes sürecinin sonuna gelindi. Bir hafta kaldı. Hükümet, hala bir adım atmış değil. Cafcaflı konuşmalar sadece konuşma olarak kalıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “tarihi fırsattan” söz etmişti. Kürt sorunun çözümü için adım atılmasına hiç olmadığı kadar yakın olunduğunu söylemişti.
Ama çözüm yerine yine savaşçı politikalar hakim. Yine sınır ötesi operasyonlar, DTP üyelerine yönelik göz altılar, harekatlar, çatışmalar var. Yine, fırsat tepilmek üzere.
Bu kez fırsatın tepilmesine izin vermemek zorundayız. Hükümeti adım atmaya zorlamak zorundayız.
|
Darbe planı altında imzası olan Dursun Çiçek'in tahliye kararı, Ergenekon soruşturmasının kapatılması için yapılan baskıların ve engelleme çabalarının yoğun bir şekilde devam ettiğini göstermektedir.
Toplumun çoğunluğunun gerçekliğinden kuşku duymadığı darbe planı Askeri Mahkeme tarafından sahte ilan edildi.
Genelkurmay Başkanı, kimseyi ikna edemeyen askeri yargının kararını destekledi ve toplumu kaosa sürükleme planını ‘kağıt parçası’ olarak nitelendirdi.
Sivil yargı görevini yaptı ve hakkında böylesine vahim iddiaların bulunduğu Çiçek’i tutukladı. Ancak Ergenekon zanlısı bir generalin eşinin “bizden” dediği 14. Mahkeme, Çiçek’i 18 saat sonra serbest bıraktı.
Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız Amerika’dan yaptığı açıklamada darbe planında imzası bulunan Dursun Çiçek’in “arkasındayız” diyor.
Tüm bu gelişmeler darbe planının ve genel olarak Ergenekon soruşturmasının tıpkı Şemdinli’de olduğu gibi üzerinin örtülmek istendiğini göstermektedir. Genelkurmay daha önce Ergenekon sanıklarıyla dayanışma sergilediği gibi bugün de Çiçek’in arkasında durmaktadır.
|
Askeri Mahkeme, Taraf gazetesinin yayınladığı darbe planının TSK tarafından hazırlanmadığını ve belgenin aslı olmadığını ileri sürerek andıçta imzası bulunan Albay Dursun Çiçek hakkındaki soruşturmayı kapattı.
Jandarma “yüzde 90” onun imzası demişti. Polis de aynı sonucu açıklamıştı. Varlığına kimsenin şaşırmadığı belge kırtasiye terimleriyle geçersiz ilan edildi.
Kimse şaşırmadı. Ergenekon’a karşı çıkan herkes Fettullahçı ilan edilirken, irtica haberleri rejim yanlısı medya tarafından tek tek bulunup verilirken, Ergenekon sanıkları askeri hastanelerden tahliye edilirken, Aleviler Sünnilere Türkler Kürtlere türlü girişimlerle kışkırtılırken kimse bu planın sahte olabileceğini düşünmedi. Genelkurmay Başkanı bile daha baştan belgenin sahte olacağını iddia edemedi.
Askeri Mahkeme kapatmış olabilir. Ama darbe belgesini soruşturmak zaten sivil mahkemelerin işidir.
|
Dün Taraf gazetesinde yayınlanan andıç, darbe girişimlerinin sona ermediğini gösteriyor. Darbeciler ayakta. Darbeciler çalışmaya devam ediyor. Andıçlar hazırlıyor, siyasete müdahale ediyor, öcü yaratarak, düşman icat ederek darbe girişimlerinde yargılanan subayları korumak istiyor.
Son andıç, darbe karşıtlarının mücadeleye ara vermemesinin ne kadar önemli olduğunu da gösteriyor.
|