Bugün Ankara’da TBMM önünde nükleer yasasayı protesto eden, Türkiye’nin her yerinden gelen 70 nükleer karşıtı gözaltına alındı. Aralarında 12 DSİP üyesinin de bulunduğu 70 nükleer karşıtı aktivist polis tarafından yerlerde sürüklenerek Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Nükleer enerji pahalı, tehlikeli ve ölümcüldür.
Nükleer santral nükleer silah içindir.
Akkuyu’da ve Sinop’ta nükleer santral kurmak halka karşı bir girişimdir.
Gözaltına alınan aktivistlerini çağrısını tekrarlıyoruz: Milletvekilleri nükleer yasaya “red” oyu verin, bu suça ortak olmayın.
Gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.
Nükleere hayır!
Başka bir enerji mümkün!
DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan
|
Anayasa Mahkemesi’nin CHP’nin iptal başvurusunu kabul etmesi tıpkı 367 şartı gibi bir dayatmadır. 11 yargıç kendini seçilmiş meclisin yerine koymuştur. Anayasa değişikliği referandumunun iptal edilmesi tarihe yeni bir yargı darbesi olarak geçecektir.
|
Katil İsrail’in Gazze’ye insani yardım taşıyan gemilere saldırısı ve gerçekleştirdiği katliamı protesto ediyoruz.
Türkiye hükümetini, İsrail’le olan her türlü anlaşmayı yırtmaya çağırıyoruz.
İsrail’e derhal yaptırımlar uygulanmalıdır.
İnsani yardım götürürken yaşamlarını yitiren barış aktivistlerini saygıyla anıyor ve ailelerine baş sağlığı diliyoruz.
İsrail tarafından zorla alıkonulan barış aktivistleri derhal İstanbul’a gönderilsin.
Tüm savaş karşıtlarını, Filistin’in dostlarını, Ortadoğu’da ve dünyada kalıcı barış isteyen herkesi sokağa çıkmaya çağırıyoruz.
Katil İsrail, Filistin’den defol!
Gazze halkı yalnız değildir!
İsrail’le işbirliğine son!
Yaşasın küresel intifada!
Doğan Tarkan
DSİP-Devrimci Sosyalist İşçi Partisi Genel Başkanı
|
1 Mayıs tartışmaları yeniden başladı. Şimdi yine hangi alanda nasıl bir 1 Mayıs mitingi yapacağımızı uzun uzun tartışacağız. Yıpratıcı tartışmalara girmek yerine, bugünden 1 Mayıs’ın hangi alanda ve nasıl kutlanacağı açıkça ilan edilmelidir.
Bizim önerimiz, emek örgütlerinin birleşik ve tek 1 Mayıs kutlaması yapmaları yönündedir. Yani tek bir 1 Mayıs gösterisi olmalıdır ve o da İstanbul’da, Taksim alanında yapılmalıdır. Aksi takdirde 1 Mayıs’ta Taksim çağrısı yapıp birçok kentte sona irili ufaklı onlarca 1 Mayıs gösterisi örgütlemek Taksim çağrısını sabote etmektedir.
|
Özlük hakları korunarak kamu kurumlarında çalışmak isteyen Tekel
işçilerinin haklı direnişini destekliyoruz. Tekel işçilerini destekler
gibi gözüküp bu haklı mücadeleyi istismar edenlere, ırkçılara,
faşistlere, darbecilere karşıyız.
İstanbul'da gerçekleşen Tekel işçileriyle dayanışma eylemine faşistler
pankartla, ırkçı sloganlarla katıldı. 1970'lerde Cevizli Tekel
Fabrikası önünde işçilere kurşun sıkan MHP'liler şimdi işçi dostuymuş
gibi ortaya çıkıyor.
Tüm tarihi sendikacıları öldürmek, grevlere saldırmak, grev
çadırlarına kurşun sıkmak ve işçileri bölmek olan faşistlere emek
mücadelesinde yer yok!
|
Anayasa değişiklikleri yapan taslağa karşı alacağımız tutumda en önemli nokta şu anda var olan anayasanın karakterini tespit etmektir.
|
Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf’ın “eşcinsellik biyolojik hastalıktır” şeklinde homofobisini ifade ettiği açıklamalarına, dini referanslarla destek veren “insan hakları örgütleri” haklar perspektifini yerle bir eden tutumlarıyla üzerinde yükseldikleri alanı yok saymaktadırlar.
İnsan hakları, her ırktan, her dilden, her inançtan ve tabii ki her cinsiyetten insan için değişmez temel hakları kapsar. İnsanların cinsel yönelimleri “sapkın”, “insan fıtratına aykırı” gibi sıfatlarla aşağılanamaz. Bir Müslüman kadına örtünme hakkını veren Evrensel Haklar, bir eşcinsele de kendini ifade etme ve istediği hayatı yaşama hakkını tanır.
|
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bakın benim ülkemde, 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu yüz binine hadi siz de memleketinize diyeceğim, bunu yapacağım. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar. Ülkemde de tutmak zorunda değilim” diyerek CHP ve MHP’nin ırkçılığından farklı olmadığını kanıtladı.
Söz konusu olan Ermeni sorunuysa, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm kademeleri için gerisi teferruattır. Hepsinin ağzı bozulur, omuzları kalkar ve ses tonlarındaki tehdit dozajı Ermeni sorununu konuşmaya başladıklarında artmaya başlar.
Tayyip Erdoğan da devlet erkânının önemli bir parçası olarak bu geleneği aynen sürdürüyor.
|
12 Mart darbesini 39. yıl dönümünde protesto ediyoruz. Darbenin mağdurlarından devlet özür dilemeli, itibarları iade edilmelidir.
39. yıl önce gelen darbe sonucu Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idam edilmişti.
DİSK ve muhalif örgütler kapatılmıştı.
|
DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan'ın yeni sol girişimleri üzerine açıklamasını okuyabilirsiniz.
Yeni bir sol parti ihtiyacı ABD’nin Afganistan’ı ve ardından Irak’ı işgale hazırlandığı günlerde ortaya çıktı. Savaş karşıtı hareket binlerce insanı ilk kez mücadeleye çekiyordu.
|
Her fırsatta hukukun üstünlüğünden bahsedilen Türkiye bir yargı darbesi yaşıyor.
Erzurum ve Erzincan’da Dursun Çiçek imzalı darbe planını uygulayanlara dönük soruşturma HSYK-Yargıtay-Danıştay’ın el birliğiyle engellenmek isteniyor.
3 hafta içinde iki kez tatbikat adı altında zırhlı araçlar Erzincan caddelerinde yürütüldü.
|
Iğdır Belediye Başkanı Nuri Güneş ve BDP İl Başkanı Şebbap Çelik’in tutuklanmasını protesto ediyoruz.
Kapatılan DTP ve BDP’li siyasetçilere dönük tutuklama kampanyası doruğa çıkmış, 1000’den fazla Kürt politikacı tutuklanmıştır.
Iğdır Belediye Başkanı gibi bölgedeki BDP’li yönetimler halkın oylarıyla o göreve gelmiştir. Ancak partileri kapatıldığı gibi demokratik siyaset yapma imkânları ortada kaldırılmaktadır.
Bu açıkça bir savaş kışkırtıcılığıdır. Batı’da darbe girişimleri sürerken Doğu’da fiili bir darbe gerçekleşmektedir.
|
Basına ve kamuoyuna
İki gündür Taraf gazetesi tarafından yayınlanan Balyoz Harekatı planları önce Balyoz darbesinin lideri Orgeneral Çetin Doğan tarafından onaylandı, bugün ise Genel Kurmay Başkanlığı tarafından kabullenildi.
Gerek Çetin Doğan, gerekse de Genel Kurmay Başkanlığı Balyoz planlarını kabul ederken bunların darbe planı olmadığını fakat tatbikat olduğunu ve olağan olduğunu iddia ediyorlar.
Genel Kurmay Başkanlığı’nın olağan kabul ettiği Balyoz planları basını işbirliği yapılacaklar ve tutuklanacaklar olarak ikiye ayırmakta. Camilere bomba koymayı, sağı solu basmayı, uçak düşürmeyi, yeni bir hükümet tayin etmeyi içeriyor. Bütün bunlar Genel Kurmay’ın ve 1. Ordu’nun ülkeyi korumak yerine ülkeyi kaosa sürüklemek, yıkmak gibi amaçlara sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
|
Manisa’da Çingeneler saldırıya uğruyor, zorla yerinden ediliyor. Bir insan hayatını kaybediyor, bir araba yakılıyor, bir çok yer tahrip ediliyor.
|
Ankara’da kontrgerilla merkezinin basılması Türkiye tarihinde bir dönüm noktasıdır. On yıllardır sayısız suikasti ve provokasyonu gerçekleştiren, bir çok katliama ve darbelere imza atan, Kürtlere karşı özel bir savaş yürüten kontgerilla örgütü bir an önce dağıtılmalıdır.
|
TEKEL işçilerinin taleplerine bugün polis şiddeti ile yanıt geldi.
Günlerdir direnen TEKEL işçilerine, dayanışma içindeki aktivistlere
|
Anayasa Mahkemesi, beklenen kararı aldı! DTP hakkında oy birliğiyle kapatma kararı verdi.
Beklenen diyoruz, çünkü Anayasa Mahkemesi siyasi kararlar vermesiyle meşhurdur ve bugünkü siyasi karar çok açık ki barış sürecinin dinamitlenmesi yönünde verilecekti. Öyle de oldu.
Kürt halkı, ne milletvekillerinin göz altına alınmasına ne seçtiği milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmesine ne de partisinin kapatılmasına ilk kez tanık oluyor.
|
Türkiye’de askeri vesayet ve soygun düzenini sürdürmek isteyen cuntaya ait yeni bir belgede Hrant Dink ve Rahip Santoro cinayetleri ile Malatya Katliamından “operasyon” olarak olarak söz edilmektedir.
Söz konusu belgede adı geçen Kadri Paşa adlı cuntacının kim olduğu açıklanmalı ve gereği yapılmalıdır. Günlerdir isimleri ve faaliyetleri toplum tarafından bilinen cunta üyeleri tutuklanmalıdır. Bunlara göz yuman, darbeci subayları kollayan ve darbe belgelerini “kağıt parçası” olarak niteleyen Genel Kurmay Başkanı derhal görevden alınmalıdır.
|
Kürt sorunu konusunda esen barış rüzgarı, savaş yanlılarını rahatsız etmeye devam ediyor. Bazı illerde başını faşist grupların çektiği küçük gösteriler yapılıyor ve savaşı sona erdirme çabalarından duyulan rahatsızlık dile getiriliyor.
İşte bu saldırıların sonuncusu dün gerçekleşti. Ankara’da DİSK Genel-İş sendikasına bağlı KENT A.Ş. işçilerine bir grup Alperen Ocağı üyesi faşist, Kürt sorununda çözüme karşı ırkçı sloganlar atarak saldırdı, bir işçi hafif yaralandı.
Bu saldırı açık bir göstergedir. Kürt halkına dönük saldırganlık aynı zamanda işçi sınıfına dönük saldırganlıktır. Faşist saldırılara karşı batıdaki barış sesinin yüksek çıkmasını sağlamak bütün işçilerin, ezilenlerin, sosyalistlerin, demokratların başlıca görevidir.
Yapılan gösteriler karşısında paniğe kapılmaya gerek yok, Kürt sorununda barışçıl bir çözüm yoluna girilmiştir. Bunu durduramayacaklar, barışı durduramayacaklar. Çünkü barışın sesi, bir avuç faşistin sesinden çok daha kuvvetli.
KENT A.Ş. işçilerinin yanındayız, Kürt halkının barış talebinin yanındayız! Faşist saldırganlığa geçit vermeyeceğiz
DSİP Ankara İl Başkanı Damla Çimen
|
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye barış grubu gönderilsin çağrısı hızla yanıt buldu ve Mahmur, Kandil ve Avrupa’dan üç ayrı PKK grubu Türkiye’ye doğru yola çıktı.
Atılan bu adımın tarihi ve politik önemi görülmek zorunda.
Bu adım Kürt halkının barış konusundaki ısrarını gösterdiği için çok önemli ve anlamlı. Yıllardır barışın gerekliliğini ve barış sürecinin gelişmesi için elinden geleni yapacağını vurgulayan Kürt hareketi, şimdi somut bir adım daha atıyor.
Bu adımın akamete uğramaması, sınır dışından gelen PKK üyelerinin barış elçileri olarak görülmesi gerekiyor.
Daha önce de barış konusunda ısrarını göstermek üzere silahını bırakıp gelenlere yapılan muamelenin benzeri tek bir tutum alınmamalıdır.
Kürt hareketinin uzattığı barış eli görülmelidir.
Bu el güçlendirilmelidir.
|
16 Ekim Cuma günü DSİP üyesi ve Sosyalist İşçi ve Taraf yazarı Roni Margulies ODTÜ’de konuşmacı olarak katıldığı “Yeni bir sol parti” toplantısında bir grup ÖDP, TKP ve Halkevi taraftarınca sloganlarla ve masalara vurularak protesto edilmiştir. Protesto edenler toplantıyı terk ettikten sonra çoğunluk toplantıya devam etmiştir.
Bu, Roni Margulies’e yapılan üçüncü müdahaledir.
|
Polis IMF'nin emrinde
IMF ve Dünya Bankası'nı protesto eden işçilere, sosyalistlere, antikapitalistlere polis vahşice saldırdı.
|
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'ye yapılan saldırı, emek hareketine yapılan saldırıdır
|
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, başka illerde açılan davalar kapsamında talimatla ifadelerinin alınması için DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ile DTP Genel Başkan Yardımcısı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın zorla mahkemeye getirilmesini kararlaştırdı.
Bu gelişmeyi kızgınlıkla karşılıyoruz.
|
Bugün 12 Eylül askeri darbesinin 29’uncu yıldönümü. Emir komuta zinciri içinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin demokrasiye ve topluma saldırısının yıldönümü.
|