You are hereDarbeye karşı ilk ses
Darbeye karşı ilk ses
21 Haziran Cumartesi, saat 16.00. Istanbul’da Tünel meydanı. 300-500 arası insan var. Kalabalık her dakika artıyor. Saat 16.30’da artık binlerce insan meydanı doldurmuş halde.
Bir grup aktivist dövizleri getiriyor. Üzerlerinde “Darbeye karşı ses çıkar” yazıyor. Pankart açılıyor. Kalabalık 5 bini aşıyor. Megafon ortaya çıkıyor. Sayısız mitingden bildiğimiz, tanıdığımız yoldaşlar sloganları attırmaya başlıyor: “Durde, durde, darbelere durde”, “Öz, öz, özgürlük” .
Binlerce insan haykırıyor, sloganları tekrarlıyor. Saat tam 17.00’de yürüyüş başlıyor. Müthiş bir coşku var. Tek farklı slogan yok. Herkes darbeye karşı. Zaman zaman beyaz eller havada. Zaten dövizlerin bir yüzünde de beyaz eller var! Sonra tek tük provakatörler ortaya çıkıyor. “Ne mutlu Türküm diyene” diye bağırıyorlar. Hepsi susturuluyor. Sonra Galatasaray’a geliniyor.
Basın açıklamasını Zeynep Tanbay okuyor. Sayısız gösteride yer alan Tanbay basın açıklamasını okurken “darbelere karşı omuz omuza” sloganı atılıyor. Sonra, gösteri bitiyor.
Basın açıklamasında da söyleniyor, bu bir ilk adım. Sadece ilk adım ve on binin üzerinde bir katılım var. Yeni adımlar gelecek. Zaten herkes bundan sonra ne olacak diyor. Herkes yeni eylemler, yeni adımlar bekliyor. Yeni adımlar mutlaka gelecek. Yeni eylemler mutlaka olacak. Bu gösteriye katılan 10 bin kişi ilk adımı attı. gelecek adımda belki 100 bin.
Sonra 1 milyon! Neden olmasın.
Halk darbelere ve darbecilere karşı. Sol darbeye karşı gösteriye esas olarak ilgisiz. Soldan DTP, DSIP, SDP, Sosyalist Parti Girişimi ve EHP dışında çeşitli kampanyalar var bu inisiyatifte.
"Darbelere Karşı 70 Milyon Adım" girişimi 15-20 gün önce kuruldu. Daha önce bir kitle gösterisi için tartışmalar, görüşmeler vardı ama son 5 Haziran kararından hemen sonra adımlar atılmaya başlandı. Istanbul’da Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi’nin 7 Haziran’da yaptığı toplantıda ilk kez böylesi bir eylem çağrısı yapıldı. Işte herşey bu 14 gün içinde inşa edildi. Şimdi çok daha kapsamlı bir kampanya inşa edeceğiz.
Kısa sürede 100’lerce toplantı yapacağız. Onlarca basın açıklaması gerçekleştireceğiz. Ve sonra büyük bir kitle gösterisi.
Darbecilere “biz de varız” diyen bir gösteri, “ayağınızı denk atın” diyen bir gösteri. Bugün toplum bir çaresizlik içinde. Anayasa Mahkemesi parlamentonun yetkilerini ortadan kaldıran bir karar alarak bir darbe koşulu yaratmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı ile artık parlamentonun bir önemi kalmamıştır, halkın ise vatandaşlık hakları gasp edilmiştir.
Darbenin muhatabı AKP direnmiyor. Düzenin sınırları içinde çözüm arıyor.
Ondan direniş bekleyenler aldanıyorlar. Şimdi bütün toplum tam bir şaşkınlık içinde. Bir tarafta darbeciler ve onları hayasızca savunan taraftarları var. Bunlar küçük, hem de çok küçük bir azınlık. Diğer tarafta ise ne yapacağını bilmeyen ama darbeye ve bugünkü adımlara karşı olan, AnayasaMahkemesi kararını kendi haklarının gaspı olarak gören çok büyük bir
çoğunluk var. Bu büyük çoğunluğun harekete geçmesine yardımcı olmak sosyalistlerin en önde gelen görevidir.
21 Haziran gösterisi bu büyük yürüyüşün, aşağıdan değişim isteminin ilk adımıdır. Darbeciler ve darbe yandaşları çırpınsınlar.
Değişim isteyenler, aşağıdan bir hareket içinde geliyor.












