• Anasayfa
  • HABERLER
    • Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Bizler bugün en önemli işimizin, “HDP barajı geçer mi geçmez mi” diye zar atmak değil, HDP’nin barajı geçmesi için atılması gereken adımlara yoğunlaşmak olduğunu düşünüyoruz.

      Şimdi barajı aşma, başka bir Türkiye’nin kuruluşu için mücadele etme zamanıdır.

      Bilgi için: DSİP Seçim Kampanyası

  • DESTEKLEDİĞİMİZ YAYINLAR
  • DESTEKLEDİĞİMİZ KAMPANYALAR
  • KÜTÜPHANE
  • LİNKLER
  • VİDEOLAR

Sal11212017

Son güncellemeCts, 28 Eki 2017

Back DESTEKLEDİĞİMİZ YAYINLAR MARKSİST.ORG Doğan Tarkan: İyi ama yetmez...

MARKSİST.ORG

Doğan Tarkan: İyi ama yetmez...

Başbakan'ın açıkladığı demokrasi paketine iki tür tepki geldi. Birinci grup adeta "devrim" dedi, ikinci grup ise "demokrasi değil, gericilik" diye niteledi. 

Öncelikle, neden Türkiye'nin gündemine böyle bir paket girdi, onu düşünmek gerekiyor.

Kürtler, 1980'lerde kimliklerinin tanınması için isyan etti ve bu isyanın sonucunda 50 bin insan öldü, milyonlarca insan köylerinden sürüldü, Türkiye'nin maddî kaynaklarının önemli bir kısmı isyanı bastırmak için harcandı. Sonunda anlaşıldı ki, isyanı askerî yollarla bastırmak mümkün değil.

Bu süre boyunca birden çok kez barış fırsatı doğdu, ama bunların hiçbiri değerlendirilmedi.

Abdullah Öcalan ile devlet/hükümet arasında başlayan görüşmeler sonucunda, 2013 yılının başında önemli bir noktaya gelindi, açılım ya da çözüm süreci denen aşama başladı. On aydır savaş nedeniyle insan ölmüyor. Çatışma yok.

Taraflardan birisi çok önemli bir adım attı. PKK silahlı güçlerini sınır dışına çıkarıyor. Öcalan, Newroz günü okunan açıklamasında, silahlı mücadele döneminin bittiğini, artık demokratik siyasi mücadele döneminin başladığını ilan etti.

O günden beri devletin/hükümetin de önemli bir adım atması bekleniyor. Demokrasi paketinin de bu beklentilere cevap vermesi bekleniyordu.

Paket Kürtlerin isteklerine yanıt verdi mi? Hayır.

Kürt halkı kimliğinin tanınmasını istiyor. Bunun somut adımları var. Kendi dillerini her yerde ve kamu kuruluşlarında kullanabilmek istiyorlar. Anadillerinde eğitim hakkı istiyorlar. Yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde demokratik özerklik istiyorlar.

Kürtlerin bir de acil politik talebi var: Tutuklu binlerce Kürt siyasetçisinin serbest bırakılması, Abdullah Öcalan'ın üstlendiği misyona uygun koşullara sahip olması ve özgürlüğü.

Demokrasi paketi bunlardan hiçbirine yanıt vermedi. Kürtçenin özel okullarda okutulabilecek olması, Kürtlerin talebine yeterli bir yanıt olarak kabul edilemez.

Bu durumda demokrasi paketi çözüm sürecinin ihtiyaçlarına yanıt vermemiştir. Öyleyse yeni bir pakete ihtiyaç vardır. Çözüm için demokrasi paketine ihtiyaç vardır.

BAŞBAKAN'IN YETERSİZLİK VURGUSU

Demokrasi bütün toplumun ihtiyacıdır. Ama "demokrasi paketi", toplumun bu ihtiyacına da sağlam, güçlü yanıtlar vermemektedir. Doğrusu, paket içinde karşı çıkılacak hiçbir madde yok. Her madde mevcut durumdan daha ileri. Başbakan'ın sunuşu, bu paketin yetersizliğini vurgulaması da olumludur, fakat paket gene de 'iyi ama yetersiz' olarak nitelenebilir.

Demokrasi paketinde olmazsa olmaz şey, düşünce, inanç, ifade, örgütlenme ve eylem özgülüklerinin sınırlarının kalkmasıdır. Ancak bu gerçekleşirse toplumda demokratikleşme doğrultusunda adım atılmış olur. Bu talepler için mücadeleye devam etmek gerekir.

Pakette Aleviler için hiçbir adım yok. Nevşehir Üniversitesi'nin isminin değişecek olması iyi, ama bütünüyle komik bir öneridir.

Pakette haklarının genişletilmesini isteyen kadınlar ve LGBTT bireyler için hiçbir adım yoktur. Paketin nefret suçlarıyla ilişkili kısımları olumludur, ama LGBTT bireylere karşı nefret söylemini kapsamamaktadır.

Başörtüsü sorununda önemli bir adım atılmıştır, ama başörtülü kadınlara askerlik, polislik, hakimlik hâlâ yasaktır. Yani başörtülü kadınlara değil, başları açık kadınlara "güvenilmektedir".

Kısacası, toplumun demokrasi talepleri için mücadele etmeye devam etmek gerekir.

Mücadele, pakete karşı çıktıklarını ifade eden CHP ve MHP'ye de karşı olmalıdır. Bu iki partinin sözcüleri, paketin belki de en olumlu maddelerine karşı çıkmaktadır. Andımız'ın kalkmasını eleştirmektedirler. Demokrasinin kazanılması, özgürlüklerin genişletilmesi mücadelesinde bu iki partinin ve paketi "gericilik" olarak yorumlayan ulusalcı sosyalistlerin yerleri yoktur. Onların yeri statükonun korunması saflarıdır, onların tutumu özgürlüklere karşı gerici bir saftır.

Kısacası, paket iyi ama yetersizdir.

Doğan Tarkan

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

(Taraf)

TEMEL FİKİRLERİMİZ

ONLAR YÜZDE 1
BİZ YÜZDE 99'UZ

KÜTÜPHANE

DSİP Broşürü
BROŞÜRLER - KİTAPLAR

İLETİŞİM ADRESLERİ

DSİP ÖRGÜTLERİ -
ANTİKAPİTALİST ÖĞRENCİLER

FOTO GALERİ

KOŞ, ARKANDA ESKİ DÜNYA VAR

BİZİ TAKİP EDİN

DSİP'i Facebook'ta takip edin Facebook
DSİP'i Twitter'da takip edin Twitter
DSİP'i Youtube'da takip edin YouTube
feedburner Feedburner
DSİP'i RSS'den takip edin RSS