• Anasayfa
  • HABERLER
    • Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Bizler bugün en önemli işimizin, “HDP barajı geçer mi geçmez mi” diye zar atmak değil, HDP’nin barajı geçmesi için atılması gereken adımlara yoğunlaşmak olduğunu düşünüyoruz.

      Şimdi barajı aşma, başka bir Türkiye’nin kuruluşu için mücadele etme zamanıdır.

      Bilgi için: DSİP Seçim Kampanyası

  • DESTEKLEDİĞİMİZ YAYINLAR
  • DESTEKLEDİĞİMİZ KAMPANYALAR
  • KÜTÜPHANE
  • LİNKLER
  • VİDEOLAR

Pzt09252017

Son güncellemeCu, 22 Eyl 2017

Back KÜTÜPHANE BROŞÜRLER John Molyneux: Geleceğin Sosyalist Toplumu

KÜTÜPHANE

John Molyneux: Geleceğin Sosyalist Toplumu

Geleceğin Sosyalist Toplumu

John Molyneux

Çeviri: Yasemin Ateş

Yayına Hazırlayan: Betül Genç

Sayfa Tasarımı ve Kapak: Gül Dönmez

Broşürü bu bağlantıdan PDF formatında okuyabilirsiniz.

 

Giriş

"Devrimden sonra her şey nasıl olacak? Sosyalizmde şu ve bu sorunla nasıl başa çıkacağız? X, Y ya da Z nasıl örgütlenecek?"

Bu tür sorular genelde Marksistlere sorulmaktadır. Belirtmek gerekir ki, verilen cevaplar sık sık belirsizdir. Elbette, Marx'ın bu alandaki yazıları, abidevi kapitalizm analizi ve tarih ile çağdaş politika konusundaki eserlerine kıyasla daha azdır. Her ne kadar Marx'ın konu üzerinde söyledikleri onun geleneksel pırıltısına sahiptiyse ve sosyalizm hakkında kendisinden sonraki Marksist düşünüşün tümüne temel oluşturduysa da, en önemli sorunları sadece en geniş tipten özet olarak ele almış olduğu da bir gerçektir.

Bunun için iyi nedenler vardı.

Marx'tan önce, sosyalizmin hakim ekolü, Fransız Saint-Simon ve Fourier ile İngiliz Robert Owen gibi "ütopyacılardı". Ütopyacılar, geleceğin toplumu için büyük şemalar çizmekte ustaydılar ancak bunları ortaya çıkarmak için yöneten sınıfın iyi niyetine seslenmek dışında bir stratejiden yoksundular.

Marx, bilimsel sosyalizmini bu orta sınıf hayalciliğinden ayırmaya kararlıydı. Sosyalizmin sadece kapitalizm içindeki gerçek zıtlıklardan ortaya çıkabileceğini vurguladı - kapitalist üretimdeki anarşi ve işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki zıtlık. Bu, sosyalist bir toplumun örgütlenmesi konusundaki tahminlere çok sert bazı sınırlar getiriyordu; bu sınırlar ayrıntılı bir proje konusundaki tüm çabaları devre dışı bırakıyordu. Temelde, bu sınırlar hala geçerlidir.

Sosyalizm; kapitalizmden, işçi sınıfının ona karşı vereceği başarılı bir mücadeleden ortaya çıkacağı için, devrimci sosyalist hükümet tarafından alınacak belirli tedbirler açıkça o dönemde sağlanan belirli ekonomik, toplumsal ve politik koşullara bağlı olacaktır.

Devrimin tarihini şimdiden öngöremeyeceğimiz gibi, bu koşulların ne olacağını da önceden bilemeyiz. Ayrıca, sosyalist devrimin tüm amacı toplumu işçi sınıfının bilinçli kontrolüne vermek olduğu için, önceden cevaplamaya çalışmanın beyhude olduğu ve kararın basitçe gelecekteki işçilere bırakılmasını gerektiren pek çok soru var. Örneğin, sosyalist bir toplumda iskan tasarımı konusunda şimdiden planlar yapmanın hiçbir anlamı yok. Bu tamamıyla gelecekteki insanların içinde yaşamayı seçtiği ev tipine bağlı olacak.

Yine de sorular var. Eğer insanlar sosyalizm mücadelesine ilgi duyacaklarsa, ne için mücadele ettiklerini bilmek isteyeceklerdir. Bu, özellikle de, konu Rusya ve Doğu Avrupa'da Stalinizm fenomeni ve "sosyalist" unvanına hak iddia eden dünya çapındaki diğer bir çok rejim tarafından karartılmışken doğru.

Sosyalist propagandada, kapitalizmin öfkeyle teşhirine ihtiyaç var. İşçilerin hareketinin strateji ve taktiklerinin zeki bir analizine ihtiyaç var. Ama aynı zamanda, ilham için, mücadeleyi mücadeleye değer kılan bir amaç görme gücüne ihtiyaç var.

Ayrıca, belirli açılardan bu sorulardan bazılarını cevaplamak için Marx'tan daha iyi bir konuma sahibiz. Kapitalist gelişme ile geçen bir yüzyıl daha, ister istemez pek çok şekilde sosyalizmi hazırladı ve Marx tarafından ilke olarak ortaya konulan bazı amaçların -maddi bolluğun elde edilmesi veya iş bölümünün üstesinden gelinmesi gibi- nasıl gerçekten elde edilebileceğini gösterdi.

Bir de, bir yüzyıllık işçi mücadelesinin avantajına sahibiz. Henüz, Marksist anlamda tam sosyalizm deneyimine sahip değiliz. Ancak Rusya'da birkaç yıllık bir sosyalist devrim deneyimimiz ve birkaç da sosyalizm tohumları içeren yakın fırsatımız -1936'da İspanya'da ya da 1956'da Macaristan'da olduğu gibi, başarısızlığa uğrayan işçi devrimleri- var.

Bu nedenlerle, bu kitapçık biraz ayrıntı ile gelecekteki sosyalist toplum konusunda Marksist bir bakış açısı sunmaya çalışacaktır. Çalışmak kelimesini vurguluyorum çünkü anlatımıma sızabilecek olan kişisel hatalar ve mizaç bir yana, kesin olan bir şey var: sosyalizmin gerçekleşmesi, tüm öngörülerinden bariz bir biçimde ayrılacaktır. Ancak bu, girişimi değersiz kılmaz -insanlık için sosyalizm yoluyla kendisini kapitalizm altında inim inim inleten temel sorunları ortadan kaldırmanın ve gerçek özgürlüğü kazanmanın mümkün olduğunu göstermeye çalışmak.

Bu süreç, işçi devrimiyle kapitalist devletin yıkılması ile başlar. Ancak dünya çapında tamamen sınıfsız bir toplumun elde edilmesi ile tamamlanır - yani, tüm insan ırkının işlerini sınıf çelişkisi veya sınıf mücadelesi olmaksızın kolektif olarak idare etmesiyle.

Kapitalizmin yıkılması ile sınıfsız bir toplum arasında bir geçiş süresi yatar. Buna Marx tarafından "proletarya diktatörlüğü" denir, daha basit olarak ise "işçilerin erki" olarak anılır.

Sosyalist geleceği tartışırken, bunu daima akılda tutmak temeldir. Çünkü, işçi sınıfının erke sahip olsa da hâlâ mülksüzleştirilmiş burjuvazi ile mücadeleye kilitlenmiş durumda olduğu bu ilk aşamada ne yapılabileceği ve ne yapılacağı, insanlık tam olarak birleşince ortaya çıkan olasılıklar ile aynı değildir.

TEMEL FİKİRLERİMİZ

ONLAR YÜZDE 1
BİZ YÜZDE 99'UZ

KÜTÜPHANE

DSİP Broşürü
BROŞÜRLER - KİTAPLAR

İLETİŞİM ADRESLERİ

DSİP ÖRGÜTLERİ -
ANTİKAPİTALİST ÖĞRENCİLER

FOTO GALERİ

KOŞ, ARKANDA ESKİ DÜNYA VAR

BİZİ TAKİP EDİN

DSİP'i Facebook'ta takip edin Facebook
DSİP'i Twitter'da takip edin Twitter
DSİP'i Youtube'da takip edin YouTube
feedburner Feedburner
DSİP'i RSS'den takip edin RSS