• Anasayfa
  • HABERLER
    • Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Bizler bugün en önemli işimizin, “HDP barajı geçer mi geçmez mi” diye zar atmak değil, HDP’nin barajı geçmesi için atılması gereken adımlara yoğunlaşmak olduğunu düşünüyoruz.

      Şimdi barajı aşma, başka bir Türkiye’nin kuruluşu için mücadele etme zamanıdır.

      Bilgi için: DSİP Seçim Kampanyası

  • DESTEKLEDİĞİMİZ YAYINLAR
  • DESTEKLEDİĞİMİZ KAMPANYALAR
  • KÜTÜPHANE
  • LİNKLER
  • VİDEOLAR

Pz05282017

Son güncellemePzt, 22 May 2017

Back KÜTÜPHANE BROŞÜRLER John Molyneux: Geleceğin Sosyalist Toplumu

KÜTÜPHANE

John Molyneux: Geleceğin Sosyalist Toplumu - İşin dönüştürülmesi

İşin dönüştürülmesi

İş, insan yaşamının, bireyin yaşamının ve toplumun yaşamının merkezidir. İş ile, üretici emek ile insan türü ilk olarak kendisini diğer hayvanlardan ayırt etmiştir.

Her bireyde kişiliği şekillendiren ana unsur, iş deneyimidir. Bir toplumun mal üretmek için çalışma şekli, onun tüm toplumsal ve politik ilişkilerinin temelidir.

Ancak kapitalizmde iş, halkın büyük bir çoğunluğu için -yani çalışan sınıf için- ezici bir biçimde olumsuz bir deneyimdir. Sağlığa zarar verir ve ruha zarar verir. İş, insanların tüm yaşamlarını dar mekanik görevlerin sonsuz tekrarına adamalarını gerektiren bir noktaya dek ayrışmıştır. Yorucu, aşağılayıcı ve her şeyden de öte sıkıcıdır. Kapitalistler için lüks, boş zaman ve kültür, işçiler için gelişmesi engellenmiş kişilikler ve yaşamlar üretir.

Bu nedenle işin dönüştürülmesi sosyalist devrimin temel bir görevidir. Uzun vadede tüm vazifeleri içinde en önemlisidir.

Devrimin ilk adımları -endüstrinin işçilerin kontrolü altında devletleştirilmesi-, sömürüye ve işi şu anda olduğu hale getiren kâr amacına son vererek bu dönüşümün temelini atacaktır. Başından itibaren, iş deneyimi işçilerin kontrolü ile değiştirilecektir. İşçilerin her türden patron, müdür ve denetmenin elinden çektiği günlük aşağılanmalara son verecektir. İşte emniyeti son değil ilk öncelik yapacak ve işe duyulan ilgiye büyük bir katkıda bulunacaktır.

Ancak başlangıçta, gösterilen gerçek emek -makinelerin bakımı, kömürün çıkarılması, mektupların yazılması vs- gereklilikten ötürü, kabaca kapitalizmde olduğu gibi olacaktır. Ancak, üretici güçler geliştikçe tüm bunlar tamamen değişecektir -üç tane birbirine bağlı süreç içerecek olan bir değişiklik.

İlk olarak, çalışma haftası sistematik olarak azaltılacaktır. Kapitalizmde, teknolojideki ilerlemeler işçilerin yerine kullanılmakta. Milyonlarca işçinin fazla mesai yaptığını ve milyonlarca işçinin işsizlik parası listelerinde olduğunu görüyoruz. Sosyalist planlama ile, gereken toplam iş eşit olarak paylaşılacak ve her teknolojik ilerleme ihtiyaç duyulan fiziki iş ihtiyacını azaltacaktır.

Bu çok önemlidir - sadece fiziksel zorluğu azalttığı için değil, aynı zamanda işçileri eğitimsel ve kültürel açıdan gelişmek ve toplumun her açıdan genel olarak yönetilmesinde etkin bir rol almak üzere serbest kılacağı için.

İkinci olarak, otomasyon en sevilmeyen ve bayağı işleri ortadan kaldırmak için kullanılacaktır. Kapitalizmde, aya ya da Mars'a roket yerleştirmenin mümkün olduğuna bakarak, çöplerin atılması, sokak ve büro temizliği, ev işinin çoğu, madencilik ve üretim hattı işlerinin nasıl otomasyona geçirileceğini düşünmek için pek az hayal gücüne ihtiyaç var.

Üçüncü olarak, işbölümünün aşama aşama üstesinden gelinecektir. İşbölümünün iki temel yönü vardır. Bir yandan, toplumun sömüren ve sömürülenler sınıflarına ayrılması ile ortaya çıkan ve çakışan, beyin ve kol emeği -planlayanlarla planlananlar, kontrol edenlerle edilenler –arasındaki, her yerde hissedilen ayrım vardır. Öte yandan, özellikle kapitalist sanayileşmenin ürünü olan, üretici sürecinin tümüyle yetenek, ilgi ya da yaratıcılıktan yoksun, gittikçe daha küçük işlere bölünmesi vardır.

İşbölümünün her iki yönünü ortadan kaldıracak olan yukarıda belirtilen unsurların bir kombinasyonudur -işçilerin kontrolü, azalan zorunlu çalışma süresi ve otomasyon.

Herkes hem bir üretici hem de bir üretim planlamacısı haline gelecektir. Herkesin çevrenin kolektif olarak şekillendirilmesi için zamanı, enerjisi ve eğitimi olacaktır -sanatsal, bilimsel, teknik ve toplumsal bilginin birleşimini gerektirecek ve kolektif, yaratıcı bir süreç olacak olan bir iş.

Bu koşullarda iş, -Marx'ın deyimiyle- "sadece bir geçim aracı değil, aynı zamanda yaşamın temel isteği" haline gelecektir. Yorucu bir zorunluluk olmaktan çıkacak ve olumlu bir zevk olacaktır -bireysel ve kolektif insani ifade aracı.

İnsanlar doğal olarak tembel değildirler. O efsanevi canlıyı, "doğal" bir insana en yakın olarak bulabildiğinizi gözleyin -bir bebek ya da küçük bir çocuk- ve göreceksiniz ki, öğrenme için, etkinlik için ve yaşam için merak, enerji ve coşkuyla doludurlar. İnsanları yıpratan, morallerini bozan ve kıran, enerjilerini yok eden ve yaşamın en iyi televizyon önünde ayaklar havada geçtiğine inandıran; kapitalizm, baskı ve yabancılaşmış emektir.

Pek çok çalışan insanın hobilerine ya da emek ve sendika hareketlerine verdiği yoğun gayrete bakın. Toplumsal olarak gerekli emeğin gösterilmesi için fiziksel ya da doğrudan ekonomik zorlamanın gerekmeyeceği zamanın nasıl geleceğini -iş bir sömürücü sınıfı için değil de kendileri için olduğunda ve farklı ve ilginç olduğunda- görmek zor değil.

Sosyalizm, daha yüksek aşamalarında, gayrete getirici ve yaratıcı iş yapma alışkanlığını, üretimi insan ihtiyacını karşılayacak biçimde planlanmasını, bilimin ve teknolojinin gelişimini ve malların bolluk içinde arzını ortaya çıkaracaktır.

Bunlar olduğunda, toplumun afişine nihai sosyalist ilkeyi yazması için hiçbir engel olmayacaktır: "herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre."

TEMEL FİKİRLERİMİZ

ONLAR YÜZDE 1
BİZ YÜZDE 99'UZ

KÜTÜPHANE

DSİP Broşürü
BROŞÜRLER - KİTAPLAR

İLETİŞİM ADRESLERİ

DSİP ÖRGÜTLERİ -
ANTİKAPİTALİST ÖĞRENCİLER

FOTO GALERİ

KOŞ, ARKANDA ESKİ DÜNYA VAR

BİZİ TAKİP EDİN

DSİP'i Facebook'ta takip edin Facebook
DSİP'i Twitter'da takip edin Twitter
DSİP'i Youtube'da takip edin YouTube
feedburner Feedburner
DSİP'i RSS'den takip edin RSS