• Anasayfa
  • HABERLER
    • Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Bizler bugün en önemli işimizin, “HDP barajı geçer mi geçmez mi” diye zar atmak değil, HDP’nin barajı geçmesi için atılması gereken adımlara yoğunlaşmak olduğunu düşünüyoruz.

      Şimdi barajı aşma, başka bir Türkiye’nin kuruluşu için mücadele etme zamanıdır.

      Bilgi için: DSİP Seçim Kampanyası

  • DESTEKLEDİĞİMİZ YAYINLAR
  • DESTEKLEDİĞİMİZ KAMPANYALAR
  • KÜTÜPHANE
  • LİNKLER
  • VİDEOLAR

Prş11232017

Son güncellemeCts, 28 Eki 2017

Back KÜTÜPHANE BROŞÜRLER John Molyneux: Geleceğin Sosyalist Toplumu

KÜTÜPHANE

John Molyneux: Geleceğin Sosyalist Toplumu - Gelecek için öğrenmek

Gelecek için öğrenmek

Sosyalist devrim işçi sınıfında ve tüm ezilenlerde, bilgi ve eğitim için büyük bir açlık uyandıracaktır. Bunu geçmişteki bir deneyimden biliyoruz: işçilerin Yunan draması konusundaki konuşmaları dinlemek için büyük stadyumları doldurduğu Rus devriminden ve Lenin'in Devlet ve Devrim kitabının bir süre en çok satanlar listesinde birinci olduğu 1974 Portekiz devriminden ve daha birçok örnekten.

Kuşaklar boyunca milyonlarca insan, "yapabilecek hiç bir şey yok" ve "işler asla değişmez" diye düşünerek dünya hakkında sofistike bilgilerin manasız olduğuna inandırılmıştır. Ama aniden, bir devrimde kendilerini kontrol edebilecek konumda buluyorlar. Toplumdaki her şeyi kontrol etmek ve yönetmek için çağrılıyorlar. "Her şey" olanaklı gözüküyor ve "her şeyi" bilmek istiyorlar.

İşçilerin devletinin vazifesi, bu öğrenme arzusunu güçlendirecek ve geliştirecek bir eğitim sistemi yaratmak olacaktır. Bu sistem, hevesli ve meraklı beş yaşındaki çocukları içine çekip 11 yıl sonra acı ve kuşkucu olarak kusan şimdiki kapitalist eğitim sisteminin karşıtı olacaktır.

Fon eksikliği ciddi olsa da, şimdiki eğitimi gerçekte harap eden ve çarpıtan o değil, öğretmenler ile öğrenciler arasında "şimdi gizli, şimdi açık" savaş durumu. Bu da, toplumun sınıflı yapısını tekrar üretmek yolundaki okulların rolünden türemekte. Okullar orta sınıf ve egemen sınıf pozisyonları için yönlenenleri aşama aşama elemekte (bu, sınavların gerçek işlevi) ve geri kalanları sömürü ve yabancılaşmış emek için hazırlamakta. Yapısı kaçınılmaz olarak çoğunluğu başarısızlığa mahkum eden bir sistem, hiçbir koşulda kurbanlarının coşku ve işbirliğini sağlayamaz -bireysel olarak öğretmenler ne kadar iyi niyetli olursa olsun. Tek işleyebileceği yol, otoriter zorla kabul ettirmedir.

Aksine, sosyalist devrim seçilmiş birkaç kişiyi değil, herkesi etkin, planlamacı ve idareci bir rol almak üzere donatıyor olacaktır. Amacı, insan kişiliğinin her yönden gelişimi olacaktır.

Okullar rekabetçi değil, işbirliğine dayalı olacaktır. Artık bir öğrencinin diğerine yardım etmesi için "kopya çekmek" gerekmeyecektir. Ve okullar otokratik değil demokratik olacaktır. Müdürün diktatörce hakimiyeti, yerini öğrencilerin, personelin ve işçi konseylerinin seçilmiş temsilcilerinden oluşan, seçilmiş okul konseyine bırakacaktır. Öğretmenler öğrencilerinin yardımcıları bir anlamda hizmetkarları olacaktır. Disiplin, empoze edilmek yerine kolektif olacaktır.

Bunun, tüm düzenin yıkımına neden olacağını hayal edenler, çoğu çağdaş sınıfta olup bitene karşı kayıtsızdır ve daima fazladan çalışma ve dayağın üstesinden gelen akran grubu baskısını tamamen küçümsemektedirler.

Çalışma haftası istikrarlı bir biçimde azaltılacağından ve daha çetin işler gittikçe otomasyona bırakılacağından, eğitim 16, 18 ya da 21 yaşında sona ermeyecektir.

Yeni toplumun ortaya attığı pratik vazifeler ve sorunların çözümüne yakından bağlı, yaşam boyu devam eden bir süreç halini alacaktır.

Eğitim konusunda doğru olan şey genel olarak kültür için de doğru olacaktır. Devrim sonrası toplum, sanatçılara pek çok yeni ve ilham verici konu sağlayarak sanatlarda büyük bir tomurcuklanma üretecektir. Aynı zamanda, çalışan sınıf toplumun uçlarından sahnenin merkezine geçtiğinde ortaya çıkacak olan genel kişilik uyanmasının bir parçası olarak, sanat için yeni bir izleyici ortaya çıkaracaktır.

Şüphesiz, müzik, resim, drama, sinema ve diğerleri hem devrimci mücadelenin kendisinde hem de sosyalizmin inşasında oynayacak bir role sahip olacaktır. Ama ne işçilerin devleti ne de devrimci parti yaratıcı sanatları dikte ya da kontrol etmeye çalışmayacaktır. Belirli sanatsal formları yasaklamak ya da sadece bir sanat tarzının -ya sözde toplumcu gerçekçilik ya da başka biri- geçerliliğe sahip olduğunu iddia etmek yolundaki felaket Stalinist politika tekrar edilmeyecektir. Doğrudan karşı devrimci propagandayı yasaklama hakkı saklı kalmak bir yana, devrimci hükümet bu alanda azami özgürlüğü teşvik edecektir. Farklı ekollerin enerjik eleştirisi, tartışması, deney ve rekabeti olmadan, sanatsal gelişme mümkün değildir.

Açıktır ki, geleceğin sanatının kesin yapısını önceden tahmin etmek veya ortaya koymak olanaksızdır. Ancak, sanat ile toplum arasında genel anlamda kökten bir değişiklik öngörmenin mümkün olduğunu düşünüyorum.

Beyin ve kol emeği arasındaki ayrımı, bölünmüşlüğü ve yabancılaşması ile kapitalist toplum sanatçının bir yandan halk kitlesinden öte yandan da üretici işten ayrılmasına yol açmaktadır. Dahası, her iki ayrım da birbirini desteklemektedir. Sanat, azınlık kendisini yaratıcı bir biçimde ifade ederken, çoğunluğun mekanik, duygusuz, yaratıcı olmayan emeğe mahkum edildiği ayrıcalıklı bir arena haline gelmiştir. Toplumun sınıflara ayrılmasını yansıtan sanat, "yüksek sanat" ve "düşük sanata" ayrılır. "Yüksek" sanatçı, bir seçkine ?yamanarak, seçkinlerin bir üyesi haline gelir.

Sosyalizm, bu ayrımların üstesinden gelecektir; sanatçıları "popüler" olmaya zorlayarak ya da basitçe çoğunluğun kültürel seviyesini yükselterek değil -her ne kadar bu elbette gerçekleşecekse de. Sosyalizm daha çok tüm işi yaratıcı bir etkinlik haline getirecektir ki, her bir üretici bir anlamda bir sanatçı haline gelsin. Benzer biçimde, -tüm sanat formları içerisinde- resim, tasarım, mimari ve yazma yetileri, insani çevreyi şekillendirme yolundaki kolektif işin ayrılmaz unsurları haline gelecektir.

Bir üreticinin bir sanatçı haline gelmesi gibi, sanatçı da üretici haline gelecektir.

TEMEL FİKİRLERİMİZ

ONLAR YÜZDE 1
BİZ YÜZDE 99'UZ

KÜTÜPHANE

DSİP Broşürü
BROŞÜRLER - KİTAPLAR

İLETİŞİM ADRESLERİ

DSİP ÖRGÜTLERİ -
ANTİKAPİTALİST ÖĞRENCİLER

FOTO GALERİ

KOŞ, ARKANDA ESKİ DÜNYA VAR

BİZİ TAKİP EDİN

DSİP'i Facebook'ta takip edin Facebook
DSİP'i Twitter'da takip edin Twitter
DSİP'i Youtube'da takip edin YouTube
feedburner Feedburner
DSİP'i RSS'den takip edin RSS