• Anasayfa
  • HABERLER
    • Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Sokakta mücadele, sandıkta HDP!

      Bizler bugün en önemli işimizin, “HDP barajı geçer mi geçmez mi” diye zar atmak değil, HDP’nin barajı geçmesi için atılması gereken adımlara yoğunlaşmak olduğunu düşünüyoruz.

      Şimdi barajı aşma, başka bir Türkiye’nin kuruluşu için mücadele etme zamanıdır.

      Bilgi için: DSİP Seçim Kampanyası

  • DESTEKLEDİĞİMİZ YAYINLAR
  • DESTEKLEDİĞİMİZ KAMPANYALAR
  • KÜTÜPHANE
  • LİNKLER
  • VİDEOLAR

Pz05282017

Son güncellemePzt, 22 May 2017

Back KÜTÜPHANE BROŞÜRLER Peter Morgan: Eşcinseller ve İşçi Sınıfı

KÜTÜPHANE

Peter Morgan: Eşcinseller ve İşçi Sınıfı - Marksizm ve eşcinsellerin ezilmesi

Marksizm ve eşcinsellerin ezilmesi

Eş­cin­sel­le­rin ezil­me­si­nin Mark­sist ana­li­zi­nin ya­nı sı­ra ge­nel ola­rak Mark­sist ezil­me yak­la­şı­mı­na yö­nel­ti­len stan­dart sal­dı­rı, eko­no­mi­ci ol­du­ğu yö­nün­de­dir. Mark­siz­me, bir yan­dan eş­cin­sel­le­rin ezil­me­si­ni eko­no­mik ka­te­go­ri­le­ri kul­la­na­rak açık­la­ya­ma­dı­ğı için, di­ğer yan­dan da, ezil­me­ye kar­şı ha­re­ket­le il­gi­siz ol­du­ğu –çün­kü eş­cin­sel­le­rin kur­tu­lu­şu ya onun top­lum­sal de­ği­şik­lik st­ra­te­ji­si­ne uy­mu­yor­dur ya da sa­de­ce sos­ya­list dev­ri­min bir yan ürü­nü­dür- için önem ve­ril­mez. Sos­ya­list­ler için, eş­cin­sel­le­rin ezil­me­si­nin baş­lan­gıç nok­ta­sı, bu­nun ka­pi­ta­list top­lum­dan kay­nak­lan­dı­ğı, ege­men sı­nı­fın çı­kar­la­rı­na hiz­met et­ti­ği­dir. Ezil­me, iş­çi sı­nı­fı­nı bö­lüp güç­süz­leş­tir­me­ye hiz­met eder. Eş­cin­sel­le­ri he­te­ro­sek­sü­el­le­re, si­yah­la­rı be­yaz­la­ra, er­kek­le­ri ka­dın­la­ra kar­şı ko­num­lan­dı­rır; böy­le­ce iş­çi sı­nı­fı­nın bir ke­si­ti­ni di­ğe­ri­ne kar­şı bö­le­rek eşit­siz­li­ği ve ay­rım­cı­lı­ğı teş­vik eder.

Da­ha özel ola­rak, eş­cin­sel­le­rin ezil­me­si ve ka­dın­la­rın ezil­me­si, ay­nı za­man­da ka­pi­ta­lizm al­tın­da çe­kir­dek a­i­le­nin öne­mi ne­de­niy­le de var­dır. A­i­le, Marx'ın de­yi­miy­le, "iş­gü­cü­nün üre­til­me­si"nin ger­çek­leş­ti­ril­di­ği araç­tır. Bu, onu ka­pi­ta­list top­lu­mun mer­ke­zi ku­ru­mu ha­li­ne ge­ti­rir. Ka­pi­ta­liz­min ilk gün­le­rin­de a­i­le­ler tüm­den fab­ri­ka­lar­da ça­lış­ma­ya zor­la­nı­yor­du. Ve bir sü­re için, iş­çi sı­nı­fı a­i­le­si­nin bir ku­rum ola­rak ya­şa­mı teh­dit al­tın­da gi­bi gö­rün­dü (hem Marx'ın hem de En­gels'in inan­dı­ğı gi­bi). An­cak, 19. yüz­yı­lın so­nun­da, ege­men sı­nıf eme­ğin gün­den gü­ne ve bir ku­şak­tan di­ğe­ri­ne üre­til­me­si için ana bi­rim ola­rak a­i­le­yi güç­len­dir­me yo­lun­da da­nı­şık­lı bir gi­ri­şim­de bu­lun­du. Eş­cin­sel kim­li­ğin çağ­daş bir kon­sep­ti­nin ifa­de edil­me­si bu dö­ne­me rast­lar. "Ho­mo­sek­sü­el" söz­cü­ğü­ne ilk ola­rak 1869'da Al­man­ya'da im­za­sız ola­rak da­ğı­tı­lan bir bro­şür­de rast­lan­dı. Bu, eş­cin­sel­li­ğin o nok­ta­da baş­la­dı­ğı an­la­mı­na gel­mi­yor. Ak­si­ne, eş­cin­sel­li­ğin bir şe­kil­de "do­ğal ol­ma­dı­ğı"nı id­di­a eden sağ­cı­la­ra kar­şı kul­la­nı­lan te­mel ar­gü­man­lar­dan bi­ri, eş­cin­sel­li­ğin, in­san me­de­ni­ye­ti bo­yun­ca va­rol­muş et­kin­lik çe­şit­le­rin­den bi­ri ol­du­ğu­nu ger­çe­ği­ni gös­ter­mek­tir.

An­cak, ege­men sı­nı­fın eş­cin­sel­li­ği ya­sa­dı­şı bir ey­lem ha­li­ne ge­tir­me­ye yö­nel­me­si 19. Yüz­yı­lın son­la­rın doğ­ruy­du. Bri­tan­ya'da 1885 Ce­za Ya­sa­sı De­ği­şik­lik Ta­sa­rı­sı Mad­de 11'de er­kek­le­rin, (çok­tan ya­sa­dı­şı ha­le ge­ti­ril­miş olan) cin­sel bir­leş­me içer­me­yen tüm eş­cin­sel ey­lem­le­ri, is­ter ka­mu için­de is­ter özel ola­rak ya­pıl­mış ol­sun, ya­sa­dı­şı ha­le ge­ti­ril­di. Ve 13 yıl son­ra, 1898 Di­len­ci­lik Ya­sa­sı eş­cin­sel "ta­ciz" ko­nu­sun­da çok sı­kı kont­rol­ler ge­tir­di. Jeff­rey We­eks şöy­le der: "Bu iki ya­sa, ya­sal du­ru­mun tek ba­şı­na da­ha da zor­laş­ma­sı­nı tem­sil edi­yor­du ve çağ­daş yak­la­şım­la­rın be­lir­len­me­sin­de ha­ya­ti öne­me sa­hip­ti."

İş­çi sı­nı­fı a­i­le­si, ge­rek­li iş­gü­cü­nün te­mi­ni­ni sağ­la­mak için ucuz bir yol­du. Çe­kir­dek a­i­le ka­pi­ta­lizm için da­ha önem­li bir ha­le gel­dik­çe, onu ya­şa­ma­nın tek yo­lu ola­rak gös­ter­mek de git­tik­çe da­ha faz­la önem ka­zan­dı. A­i­le­nin güç­len­di­ril­me­si­nin ya­nı sı­ra, eş­cin­sel­le­ri suç­lu ha­li­ne ge­ti­ren ilk ya­sa­la­rın çık­ma­sı­nın ne­de­ni bu­dur. Ge­çen yüz­yıl­da (19. Yüz­yıl), a­i­le­de önem­li de­ği­şik­lik­ler mey­da­na gel­di. Ka­pi­ta­lizm a­i­le­yi par­ça­la­ya­cak şe­kil­de iş­li­yor. Göç­le ve iş­gü­cü­nün da­ha faz­la ha­re­ket­li ol­ma­sı ta­le­biy­le; yük­se­len bo­şan­ma oran­la­rı ve da­ha faz­la be­kar an­ne ba­ba­ya yol açan, a­i­le üze­rin­de­ki bas­kı­lar­la; ön­ce­lik­le da­ha az in­sa­nın ev­len­di­ği ve git­tik­çe da­ha faz­la ço­cu­ğun ev­li­lik ba­ğı dı­şın­da doğ­ma­sıy­la. Ama bu­na rağ­men, a­i­le, iş­gü­cü­nün üre­ti­mi için ki­lit ku­rum ola­rak kal­ma­ya de­vam edi­yor. Ça­lı­şan sı­nıf­tan in­san­lar hâ­lâ sev­gi­nin ve dış dün­ya­nın hen­ga­me­sin­den ka­çı­şın li­ma­nı ola­rak a­i­le­ye sa­rı­lı­yor­lar. Ev­li­lik ve ço­cuk do­ğur­ma hâ­lâ ça­lı­şan sı­nıf­tan ka­dın­lar için ka­çı­nıl­maz ola­rak gö­rü­lü­yor, ger­çek bi­raz fark­lı ol­sa bi­le. Lind­sey Ger­man'ın da an­lat­tı­ğı gi­bi:

Bu­gün a­i­le­nin en şa­şır­tı­cı özel­lik­le­rin­den bi­ri, ço­ğu iş­çi­nin ona sa­rıl­mak­ta gös­ter­di­ği azim... Bu de­ği­şik­lik­ler mil­yon­lar­ca iş­çi­nin a­i­le­si­ni kök­ten bir bi­çim­de de­ğiş­ti­rir­ken, iş­çi­le­rin a­i­le­ye sa­rıl­ma ve var­sa­yı­lan ge­le­nek­sel de­ğer­le­ri­ni güç­len­dir­me yo­lun­da bu­nu kar­şı­la­yı­cı bir eği­li­mi var. Ka­pi­ta­liz­min son dö­nem­le­rin­de a­i­le­nin ar­tan ide­o­lo­jik öne­mi ve evin mer­ke­zi­ye­ti bu­nu gös­te­ri­yor.

Eş­cin­sel cin­sel­li­ği, ilk ola­rak a­i­le­nin iş­gü­cü­nün üre­ti­mi için­de­ki iza­hı­na mey­dan oku­du­ğu için; ay­nı za­man­da da, a­i­le­nin ide­o­lo­ji­si­ne mey­dan oku­du­ğu için gü­nü­müz a­i­le­si­nin ide­al ima­jı­nı teh­dit edi­yor. Ay­nı cin­si­yet­ten part­ner­ler fik­ri, çe­kir­dek a­i­le için te­mel olan ka­dın-er­kek iliş­ki­si­ne mey­dan oku­yor. Tony Cliff'in de yaz­dı­ğı gi­bi:

Ge­le­nek­sel a­i­le, ço­cuk­la­rı bü­yüt­mek ve ye­tiş­kin­le­rin tü­ke­tim ih­ti­yaç­la­rı­nı tat­min et­me açı­sın­dan eko­no­mik bir bi­rim ol­du­ğu sü­re­ce, eş­cin­sel­ler sap­kın ola­rak gö­rül­me­ye mec­bur­dur: eş­cin­sel er­kek, eşin ve ço­cuk­la­rın ih­ti­yaç­la­rı­nın te­min eden ki­şi ola­rak er­ke­ğin ro­lü­ne, eş­cin­sel ka­dın ise, an­ne ve eş ro­lü oy­na­ma­ya uy­gun gö­rül­me­mek­te­dir. Çağ­daş a­i­le sa­de­ce için­de bu­lu­nan­lar için bir ha­pis­ha­ne de­ğil­dir, ay­nı za­man­da da onun­la il­gi­li cin­si­yet ro­lü ste­re­o­tip­le­ri­ne uy­ma­yan­la­rı kö­le­leş­ti­rir.

Bu, Marks ve En­gels'ten bu ya­na çe­şit­li Mark­sist­le­rin ge­liş­tir­miş ol­du­ğu a­i­le ve eş­cin­sel­le­rin ezi­li­şi te­o­ri­si­nin sa­de­ce kı­sa bir öze­ti­dir. An­cak bu­nun ba­zı ki­lit özel­lik­le­ri­ni vur­gu­la­ma­ya de­ğer. İlk ola­rak, Mark­sizm eş­cin­sel­le­rin ezi­li­şi­nin ka­pi­ta­liz­me na­sıl ya­pı­sal ola­rak bağ­lı ol­du­ğu­nu açık­lar. Eş­cin­sel­le­rin ezi­li­şi, ge­ri­ci fi­kir­le­rin ba­sit bir bi­çim­de so­nu­cu de­ğil­dir; as­lın­da, söz ko­nu­su fi­kir­ler, ka­pi­ta­list top­lum­da zor­lan­dı­ğı­mız ya­şam tar­zı­na da­yan­mak­ta­dır. Ka­pi­ta­list top­lu­mun iti­ci gü­cü ve mer­ke­zi çe­liş­ki­si, sö­mü­rü­dür. An­cak ka­pi­ta­liz­min ta­rih­sel ge­li­şim şek­li, ezil­me şe­kil­le­ri­nin oluş­ma­sı­na yol aç­mış­tır; bun­lar ka­pi­ta­lizm­le öy­le­si­ne iç içe geç­miş­tir ki, ba­sit bir bi­çim­de re­form­la dü­zel­ti­le­mez. Eş­cin­sel te­o­ris­yen­ler, eş­cin­sel­li­ği sı­nıf sö­mü­rü­sü­nün bir yan ürü­nü ola­rak açık­la­dı­ğı için, Marx'ı, eş­cin­sel­li­ği kü­çüm­se­di­ği yo­lun­da eleş­ti­rir­ler­di. On­la­rın id­di­a­sı­na gö­re, as­lın­da eş­cin­sel­le­rin ezil­me­si­nin kö­ke­ni, eş­cin­sel­ler ile he­te­ro­sek­sü­el­ler ara­sın­da­ki ka­lı­cı bir düş­man­lı­ğa da­yan­mak­tay­dı. Ba­zı­la­rı söz ko­nu­su he­te­ro­sek­siz­min, di­ğer tüm ezil­me­le­rin ve top­lu­mun sı­nıf­la­ra bö­lün­me­si­nin kö­ke­ni ol­du­ğu­nu bi­le id­di­a edi­yor­du. İl­ginç­tir ki, bu in­san­la­rın pek ço­ğu, ka­pi­ta­lizm için­de eş­cin­sel­le­rin kıs­mi iler­le­me­le­ri­ni; bir za­man­lar de­ğiş­mez ola­rak gör­dük­le­ri eş­cin­sel­le­rin ezil­me­si­nin, eş­cin­sel iş­yer­le­ri­nin ya­yıl­ma­sıy­la, ken­di­ni top­la­ya­rak ve ya­sa­lar­da de­ği­şik­lik­ler için ses­siz­ce lo­bi­ler ya­pa­rak or­ta­dan kal­dı­rı­la­bi­le­ce­ği bi­çi­min­de yo­rum­la­dı­lar.

Eş­cin­sel­le­rin ezil­me­si ko­nu­lu Mark­sist te­o­ri hak­kın­da­ki ikin­ci nok­ta da, sa­de­ce ezil­me­nin ken­di­si­ni de­ğil, eş­cin­sel son­ra­sı bir dün­ya­da ya­şa­dı­ğı­mız gi­bi ha­ta­lı fi­kir­le­rin ne­den tu­tu­na­bi­le­ce­ği­ni de açık­la­ma­sı­dır. Top­lum­da­ki sı­nıf ay­rım­la­rı­nı gör­mek sa­de­ce ezil­me­yi açık­la­ma­nın anah­ta­rı de­ğil­dir. Ay­nı za­man­da di­ğer ezil­me te­o­ri­le­ri­nin sı­nıf te­me­li­ni de or­ta­ya çı­ka­rır. Or­ta sı­nıf­la­rın top­lum için­de key­fi­ni çı­kar­dık­la­rı avan­taj­la­rın ve or­ta sı­nıf­tan eş­cin­sel­le­rin çe­liş­ki­li ko­num­la­rı­nın, on­la­rın ken­di de­ne­yim­le­ri­ni ve sı­nıf çı­kar­la­rı­nı na­sıl tüm eş­cin­sel­ler için st­ra­te­ji­ler ola­rak yan­sıt­tık­la­rı­nı.

TEMEL FİKİRLERİMİZ

ONLAR YÜZDE 1
BİZ YÜZDE 99'UZ

KÜTÜPHANE

DSİP Broşürü
BROŞÜRLER - KİTAPLAR

İLETİŞİM ADRESLERİ

DSİP ÖRGÜTLERİ -
ANTİKAPİTALİST ÖĞRENCİLER

FOTO GALERİ

KOŞ, ARKANDA ESKİ DÜNYA VAR

BİZİ TAKİP EDİN

DSİP'i Facebook'ta takip edin Facebook
DSİP'i Twitter'da takip edin Twitter
DSİP'i Youtube'da takip edin YouTube
feedburner Feedburner
DSİP'i RSS'den takip edin RSS