Türkiye, Kesab’daki sorumluluğundan Ermeni sığınmacılara mülteci kampı önererek kurtulamaz

AÇIKLAMALAR
Tipografi
  • En Küçük Küçük Orta Büyük En Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

Muhalif grupların Kesab saldırısının arka planında Türkiye'nin sınırlarını açarak destek verdiği iddiaları karşısında doyurucu hiçbir kanıt yokken, Dışişleri Bakanlığı'nın Kesab'dan sürülen Ermeniler için mülteci kampı önerisini tam bir ikiyüzlülük olarak görüyoruz.

Kesab, Türkiye tarafından gelen silahlı grupların saldırısı altındayken, Türkiye'nin Kesab üzerindeki Suriye uçağını düşürmüş olması, saldırıya destek verilmesi dışında daha başka nasıl yorumlanabilir?

Ele geçirilmesiyle muhaliflerin denize erişim olanağı bulduğu Kesab, Suriye iç savaşı açısından taşıdığı stratejik önem bir tarafa, hatta belki bunun da ötesinde, bölgedeki tarihi Ermeni yerleşim yerlerinden birisi olması açısından da çok önemlidir.

Saldırılar öncesinde Kesab'ın boşaltılmış olması, can kaybını engelledi. Ancak ortada net bir gerçek var: tarihte Kilikya Ermeni Krallığı'nda Ermenilerin yaşadığı son toprak olan Kesab boşaltıldı; Ermeniler bir kez daha anavatanlarından sürüldü. Kesab'dan sonra bölgedeki diğer Ermeni köyleri de benzer biçimde saldırı ve tehdit altında.

Ermenilerin Kesab'dan ayrılmak zorunda kalmış olmaları, bu bölgede 1909'dan beri Ermenilerin tabi tutuldukları sürgün ve kıyımların bir devamıdır. Türkiye, evlerini terk etmek zorunda kalan Ermenilere mülteci kampı açmak yerine, anayurtlarına geri dönmelerini sağlamaya çalışmalıdır.

Seçimler Türkiye'deki gündemi tamamen işgal etmiş olmasına rağmen, demokrat kamuoyunu Ermenilerin anayurtlarından zorla çıkartılmalarında önce Osmanlı'nın ardından Türkiye'nin tarihten gelen sorumluluğu karşısında sessiz kalmamaya davet ediyoruz.

Meltem Oral-Şenol Karakaş

DSİP Eş Genel Başkanları

27.03.2014