2010 sonunda Tunus’ta patlak veren devrim, 2011 başında Mısır’da kendini gösterdi. Kuzey Afrika’dan başlayan isyan dalgası Ortadoğu’ya ulaştı.

Ayaklanmalar tüm Arap Coğrafyasına yayılırken, diktatörler birer devrilirken, bölgedeki statüko ve insanlık suçlarının sorumlusu olan emperyalist devletler ve egemen sınıflar hızla toparlandı.

Evet, devrimler her zaman olduğu gibi, beklenmedik bir anda, hiç hesaba katılmayan emekçi insanlar tarafından kendiliğinden yapıldı. Fakat ne sendikaları vardı, ne de devrimci partileri. Örgütsüzdüler.

2011 Arap devrimleri kendiliğinden patlak verdiğinde ayaklanmanın zaferini garanti altına alacak, diktatörleri devirmekle yetinmeyip, ayaklanmış kitlelerinin ortak talepleri olan “ekmek-sosyal adalet-özgürlük”ü hayata geçirerek bir sürekli devrime yol açacak devrimci partiler yoktu.

Konuyla İlgili Yazılar Arap Devrimleri

Güncellemelerden, eylem ve etkinliklerimizden haberdar olmak için abone olun.