Ermenistan-Azerbaycan savaşının ardından Rusya'da ve Türkiye'de mücadele eden devrimci sosyalistlerin ortak açıklaması. Rusya'da örgütlü Sosyalist Akım ile Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) diyor ki: Laçin koridoru bölgesinde yenilgiye uğrayıp Şuşa şehrini kaybeden Ermenistan, Türkiye tarafından desteklenen Azerbaycan güçlerine teslim olmak zorunda kaldı. Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin başkenti Stepanakert, Azeri askerlerinin konuşlandığı Şuşa’dan birkaç kilometre mesafede. Bu durum, Laçin koridorunun kontrolü Azerilerin eline geçtikten sonra Ermenistan’ın yenilgisinin uzun sürmeyeceği anlamına geliyordu.

Antikapitalist Blok, Sakarya'daki mevsimlik Kürt tarım işçilerine saldırıyla ilgili bir basın açıklaması yayımladı:

Mardin’den Sakarya’ya çalışmaya giden mevsimlik tarım işçilerine saldırı görüntüleri, sosyal medyada yayıldığı andan itibaren büyük bir infial yarattı.

Patronun, fiziki saldırının yanı sıra, işçilere “köpek sürüsü” ve “Siz burayı memleketiniz mi sandınız? Burası bizim” dediği aktarılıyor.

Pınar Gültekin cinayeti, tüm toplumun vicdanını yaraladı. Tıpkı Özgecan Aslan’da, Şule Çet’te, Emine Bulut’ta ve her gün duyduğumuz kadın cinayeti haberlerinde olduğu gibi büyük bir öfkeye sebep oldu. Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, cinsel saldırı haberleri sürekli gündemi işgal ediyor. Ve infial yaratan gelişmelere rağmen, kadınları etkin bir şekilde koruyacak önlemler bir türlü alınmıyor.

56 baro başkanı, Avukatlık Kanunu ve baro seçim sistemiyle ilgili yapılması planlanan ve baroların özerkliğini ortadan kaldıracak olan değişikliğe karşı 3 günlük yürüyüşlerinin ardından Ankara’ya ulaştı. Şehrin girişinde onları karşılamak isteyen avukatlarla buluşarak yapmak istedikleri basın açıklaması, polis/valilik tarafından zor kullanılarak engellendi. Avukatların şehir girişinde etraflarının bariyerlerle çevrilerek alıkonulmalarını ve temel bir demokratik hakkın kullanılmasının engellenmesini kınıyoruz.

Antikapitalistler platformu kıdem tazminatının fona devredilmesine ilişkin planlar üzerine bir açıklama yaptı: "Koronavirüs salgını sürecinde halktan toplanan vergileri patronlara aktaran AKP hükümeti, boşalan kasasını doldurmak için şimdi de işçilerin kıdem tazminatına göz dikti. Hükümet, kıdem tazminatının yüzde 37’sini fona devretmek, işçinin parasını kapitalistler için kullanmak üzere formüller arıyor.

Hrant Dink Vakfı, ırkçı olduğu çok açık olan odaklar tarafından tehdit edildi. Vakıf çalışanları, gelen tehdidi bir basın duyurusuyla kamuoyuyla paylaştılar. Tehdit mesajı, tanıdık olduğumuz bir dile sahip.