Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, yenilenen İstanbul seçimlerine yönelik tutumunu açıkladı. 31 Mart seçimlerinde "Irkçılara oy yok" kampanyası yürüten, seçime girdiği yerlerde HDP'yi desteklerken CHP-İyi Parti ittifakına destek vermeyen DSİP, daha önce YSK kararına ilişkin bir açıklama yayımlamış ve bunun antidemokratik bir müdahale olduğunu belirtmişti.

31 Mart seçimlerinde İstanbul'u kaybeden AKP-MHP ittifakının tehditlerine boyun eğen YSK, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini iptal etti. Atanmış hakimler, seçme-seçilme hakkını hiçe sayarak anti-demokratik bir müdahalede bulundu. Halkın karar mekanizmalarına dahil olduğu 5 dakikalık sandık demokrasisi de elimizden alındı.

Su hakkı temel bir haktır! Suyun ticarileştirilmesine son! 1992 yılından beri 22 Mart, Dünya Su Günü olarak anılıyor. Bu, uzun zamandan beri var olan su krizine dikkat çekmek, su varlıklarının korunması için ilgilerin, hükümetlerin, daha fazla rol almasını sağlamak amacıyla ilan edilen bir gün. Dünya Su Günü için bu yılın teması, “Kimseyi Geride Bırakmamak”.

DSİP'li kadınlar, 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü sonrası devam eden tartışmalara ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Sosyalist İşçi'nin 636. sayısında konuya ilişkin yer alan makaleyi okurlarımızla paylaşıyoruz: 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü üzerine

31 Mart seçim kampanyaları görülmemiş ölçüde sağcı bir iklim içerisinde cereyan ediyor. OHAL koşullarında gerçekleşen 24 Haziran seçimleriyle siyaset bütünüyle sağa kaydı. Bu hem iktidar blokunun OHAL uygulamalarını kalıcılaştırma çabalarında hem de iktidara muhalif görünen koalisyonun sağcılığında net bir şekilde görülüyor.

Türkiye’den “Hepimiz Göçmeniz – Irkçılığa Hayır” kampanyası ile Yunanistan’dan Irkçılığa ve Faşist Tehdide Karşı Hareket (KEERFA) bugün İpsala sınır kapısında ortak bir eylem yaparak mültecilerle dayanışma çağrısında bulundu.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) İstanbul İl Örgütü'nden bir heyet, bu sabah direnişteki Flormar işçilerini ziyaret etti. Petrol-İş sendikasında örgütlendikleri için işten atılan Flormar işçilerinin direnişi 270. gününde. Tüm yasaklara ve baskılara rağmen fabrika önünde kurdukları çadırda mücadelelerini sürdüren işçiler, sendikayla ilgili yetki itirazı ve işe iade davalarını kazanacaklarından eminler.

Şule Çet bir üniversite öğrencisiydi. Biri patronu olan iki erkekle birlikte gittiği bir plazanın 20. katından aşağı atılarak hayatını kaybetti. Katil zanlıları Çağatay Aksu ve Berk Akand, Çet’in intihar ettiğini söylüyorlar oysa Şule Çet’in ölümünden önce attığı mesajlar Çet’in cinsel saldırı altında olduğunu kanıtlıyor. Raporlar ise Çet’in ölümünün intihar olmadığını açıkça ortaya koyuyor...