Haberler

Grid List

Tarih Filistin halkı için yine tekerrür ediyor.

Filistinliler yine ölüyor.

Yine bir ABD başkanı İsrail için bulunmaz bir fırsat sundu ve tarihi kanlı katliamlarla dolu bu devlet, yine ölüm kusmaya başladı.

Türkiye halkları oldukça olağanüstü ve zor koşullarda bir seçim dönemine girdi.

Kürt sorununda çözüm sürecinin bitirilmesiyle başlayan dönem üç yıla yakın süredir devam ediyor.

2010 yılından beri olduğu bu yıl da Taksim’de, Tünel Meydanı’nda 1915’in kurbanları için yapılan anmaya katılarak “Bu acı hepimizin” dedik.

Saat 19:00’da Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe platformunun çağrısıyla yapılan anmada yüzlerce kişi, 1915’in ilk kurbanlarının fotoğraflarının olduğu “Saygıyla anıyoruz” yazılı ana pankartın arkasında bir araya geldi.

103 sene önce bugün, Ermeni toplumunun önde gelenlerinin beklenmedik bir şekilde ifade vermek için evlerinden alındığı, daha sonra dönüşü olmayan bir yola gönderildikleri ve bunun büyük bir facianın başlangıcı olduğu vurgulandı. Ve daha sonra, evinden alınan Ermenilerin bazılarının isimleri okundu.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Şişli bürosunda gerçekleştirilen toplantıda, önceki hafta yaşamını yitiren partinin kurucu üyelerinden Nurdan Düvenci Tarkan anıldı.

DSİP MYK üyesi, partinin kurucularından Nurdan Düvenci Tarkan, bugün İstanbul’da yüzlerce kişinin katıldığı bir cenaze töreniyle defnedildi.

Cenaze törenine Nurdan Düvenci Tarkan’ın DSİP’ten yoldaşları, farklı sol grup ve partilerden aktivistler, İstanbul Barosu’ndan çalışma arkadaşları, ailesi ve dostları katıldı.

DSİP 7. Olağan Genel Kongresi, Genel Yönetim Kurulu kararı gereğince 21.11.2015 tarihinde saat 11.00’da aşağıda belirtilen gündem ve adreste yapılacaktır. Çoğunluk sağlanamadığı takdirde parti tüzüğü gereğince aynı tarihte 4 saat sonra saat 15.00 nisapsız olarak aynı yerde toplanacaktır.

Tüm üyelere duyurulur.           

DSİP 7. Olağan Genel  Kongresi Gündemi:

  1. Yoklama ve Açılış

  2. Divan Seçimi

  3. Çalışma Raporu ve Mali Raporun görüşülmesi

  4. Tahmini Bütçenin sunulup görüşülmesi

  5. Aklama

  6. Karar Taslakları ve Sonuç Bildirgesinin görüşülmesi

  7. Seçimler

  8. Kapanış

Yer: Konur Sk 14/13 Kızılay Ankara.

 

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) ve Hollanda'daki Enternasyonal Sosyalistler örgütünden ortak açıklama:

Hollanda ve Türkiye hükümetleri arasındaki gerginliğin yükselişi, Hollanda’nın Türkiye’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Kaya’yı “istenmeyen göçmen” ilan edip topraklarından kovmasıyla zirveye çıktı. Bunun sonrasında Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Abutalip, Türkiye konsolosluğu önünde toplanan Türkiyeli-Hollandalı protestocuların üzerine çevik kuvvet polislerini saldı.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi'nden (DSİP) Meltem Oral ve Yunanistan'da mücadele eden Sosyalist İşçi Partisi'nden (SEK) Panos Garganas, geçtiğimiz haftalarda Türkiye ile Yunanistan arasında Kardak kayalıkları üzerinden gelişen gerginliği Marksist.org için şöyle yorumladılar:

18 Ekim tarihinde Münih'te Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı yapılan bir gösteride PKK bayrağını tutarak konuşma yapan DSİP'in Almanya'daki kardeş örgütü Marx21'in üyesi, aynı zamanda Die Linke (Sol Parti) Federal Milletvekili Nicole Gohlke'nin dokunulmazlığı kaldırıldı.

Münih Savcılığı'nın hakkında soruşturma açmak için harekete geçtiği yoldaşımızın yanındayız!

Desteklediğimiz Yayınlar

HDP heyeti, Kobanê ile dayanışma çadırlarına dün TSK tarafından şiddetli bir saldırıda bulunulan Ziyaret köyü yakınındaki noktada incelemelerde bulundu. Heyette yer alan DSİP Eş Başkanı Şenol Karakaş, izlenimlerini Marksist.org'a aktardı. Karakaş'a göre, hükümet karar vermeli, çözüm sürecinin bir ucunda ve ayakta duran bir halkın sinir uçlarıyla oynamaya devam edip etmeyeceğini karara bağlamalı.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Eşsözcüsü Şenol Karakaş, önümüzdeki iki yıl içinde Ermeni soykırımının tanınması, Kürt sorununda çözüm süreci, AKP'nin yıkım politikaları ve ekolojik direniş, yerel seçimler gibi başlıklarda neler yapmayı planladıklarını Marksist.org'a anlattı.

Başbakan'ın açıkladığı demokrasi paketine iki tür tepki geldi. Birinci grup adeta "devrim" dedi, ikinci grup ise "demokrasi değil, gericilik" diye niteledi. 

Öncelikle, neden Türkiye'nin gündemine böyle bir paket girdi, onu düşünmek gerekiyor.

Bu ülkenin tarihinin bize bıraktığı en kötü miras insanların ölülerinin yasını hakkıyla tutma hakkını elinden almak oldu. Ne Ermeniler ölülerini hakkıyla gömebildi, ne de Kürtler. Ve şimdi de Roboski halkı… Kara kışın ortasında Irak sınırında bombalanan çocuklarının cesetlerini bile bulamadan boş tabutları taşıdılar mezarlığa, boş tabutları gömdüler. Acıları bitmek, dinmek bilmiyor. Yarım kalan yaslarıyla yaşıyorlar ve bunu onlara yaşatan devlete çok büyük öfke duyuyorlar. Her Perşembe 34 kişiyi gömdükleri mezarlığa gidip, hemen karşısındaki askerî taburun gözüne soka soka ölüleri için dua ediyorlar. Bunu bilerek, askere bu olayı asla unutmayacaklarını göstermek için yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söylüyorlar.

Gündemde bir sessizlik var. Öne çıkan sorunlar ancak birkaç gün üzerinde çok konuşulan konu olabiliyor, sonra geriye gidiyor ve çok zaman unutuluyor. Birçok konu aslında konunun kendi içeriğinden dolayı değil, o konuyu oluşturan olay iktidarı veya muhalefeti yıpratacağı için öne çıkıyor. Daha çok iktidarı yıpratacak olan konular doğal olarak öne çıkıyor.

Sessizliğin temel nedeni, Kürt sorununda yeni ve önemli bir gelişmenin olmaması. Hükümet son zamanlarda süreklilik kazanan KCK operasyonlarına devam ediyor, zaman zaman Başbakan ağır milliyetçi sözler ediyor, arada bir küçük çaplı çatışmalar oluyor. Yüzlerce Kürt genci ya da Kürt halkının mücadelesini destekleyen Türk genci hapiste, BDP’li Kürt milletvekilleri aleyhinde yüzden fazla fezleke hazırlanmış durumda.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin (ÖDP) düzenlediği bir toplantıda Suriye’deki gelişmeler tartışılmış. Toplantı hakkındaki bilgileri BirGün gazetesinden Ahmet Meriç Şenyüz’ün yazısından öğrendim. İlginç bir toplantı olmuş doğrusu.

Konuşmacıların bir kısmı “Suriye’de devrim oluyor” derken, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, BirGün Dış Politika Editörü İbrahim Varlı, Faik Bulut ve Cumhuriyet ve Sol Portal yazarı Mustafa Kemal Erdemol buna karşı çıkmış. Toplantıyı ve konuşmaları aktaran Şenyüz de Suriye’de devrim olduğu fikrine karşı çıkıyor.

İlk konuşmayı ÖDP Genel Başkanı Alper Taş yapmış ve “Emperyalizmin bölgedeki planlarını da, muhalefetin bazı haklı taleplerini de göz ardı etmemeli” demiş. Doğru, çeşitli emperyalist güçlerin ve alt emperyalistlerin bölgede ve tek tek Ortadoğu ülkeleri üzerinde elbette planları vardır. Ama diğer konuşmacıların yaptığı gibi gelişmeleri ‘emperyalizmin planlarına’ bağlamak yanlış. Onlara göre “her şey emperyalizmin tertibi”.

Türkiye’de küresel ısınmaya, nükleer santrallara, 3. Köprü’ye, HES’lere ve termik santrallara karşı mücadele denince akla hemen KEG geliyor. Küresel Eylem Grubu (KEG) Sözcüsü ve DSİP üyesi Nuran Yüce ile Türkiye’de ekolojik mücadeleler üzerine konuştuk.

KEG aktivistleri küresel ısınmayı anlatırken “Bir günde dört mevsimi yaşamak”, “Aşırı yağışlar ve görülmedik hava olaylarından” bahsediyordu. Bugünkü duruma baktığınızda tehlikenin neresindeyiz?

2000’lerin başlarında atmosferdeki karbondioksit oranı milyonda 385 parça idi. Son veriler bu miktarın 400 parçacığı aştığını göstermekte.

AKP hükümetinin meclis gündemine getirdiği 3. Yargı Paketi’nde Özel Yetkili Mahkemeleri’n (ÖYM) yetkililerinin sınırlandırılması ya da kaldırılması ile birlikte Balyoz ve Ergenekon davası tutuklusu darbeci generallere af getirileceği söyleniyor.

ÖYM’lerde yapılacak değişiklikle KCK tutuklusu binlerce Kürdün de serbest bırakılacağı ileri sürülüyor.

AKP, katillerle kurbanlarını terazinin aynı kefesine koyarken CHP’nin bu girişimden hayli memnun olduğu görülüyor. Bu girişim ne barışı getirir, ne de demokrasi ve normalleşme sağlar. 90 yıllık askeri vesayet rejiminin temsilcilerinin dışarı çıkınca yapacakları ilk iş yeniden kendi iktidarlarını kurmak ve darbecilerden hesap soran milyonlara kan kusturmak olacaktır.

“Sezaryanla doğuma karşıyım, kürtajı cinayet olarak görüyorum” diyen başbakan bu açıklamasına gelen tepkilere “Her kürtaj bir Uluderedir” diyerek yanıt verdi.

Şimdi kadınlar başbakana yanıt veriyor: “Kürtaj haktır, Uludere katliam.”

Kadınlar başbakanın sözlerine büyük tepki gösteriyor. 1983’de kürtaj yasası çıkmadan önce binlerce kadın olumsuz koşullarda kaçak çalışan kliniklerde yaşamını yitiriyordu. Kürtajı yasaklamak kadınları ölüme mahkum etmektir.

Desteklediğimiz Kampanyalar

Grid List

1 Kasım seçimleri öncesinde "Oyumuz Umuda" kampanyasını yürüten Antikapitalistler, bu hafta sonu İstanbul ve Ankara'da yapacağı basın açıklamalarıyla, Fransa'da yapılacak BM İklim Zirvesi (COP21) öncesi "İklimi değil sistemi değiştir" diyecek.

Antikapitalistler, 28 Kasım Cumartesi günü saat 15:00'te İstanbul'da Galatasaray Meydanı'nda ve Ankara'da Yüksel Caddesi'nde yapacağı basın açıklamalarıyla iklim değişikliğinde egemen sınıfların rolünü teşhir ederek küresel kapitalizmi protesto edecek.

Ermeni soykırımının üzerinden 103 yıl geçti. Bu felaketin bir soykırım olduğu, bununla yüzleşilmesi gerektiği, özür dilenmesi gerektiği konularında mücadele sürüyor.

Antikapitalistler ile Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De platformlarının çağrısıyla dün İstanbul'da düzenlenen panelde, 24 Nisan 1915'te başlayan soykırımın tanınması için verilen mücadele tartışıldı.

ABD'nin Chicago kentinde yapılan NATO zirvesiyle eş zamanlı olarak bütün dünyadaki savaş karşıtları sokağa çıkarak "NATO'ya hayır" diyorlar. İstanbul'da da 19 Mayıs'ta Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK) Taksim'de bir basın açıklamasıyla savaş aygıtı NATO'yu protesto etti.

Saat 13:30'da Galatasaray'da buluşan Küresel BAK aktivistleri, "Savaşa hayır", "NATO İncirlik'ten defol", "NATO'ya hayır" sloganları atıp, "NATO Afganistan'dan defol", "NATO İncirlik'ten defol", "NATO Kürecik'ten defol" dövizleri taşıdılar.

Grup adına Nilüfer Uğur Dalay'ın okuduğu basın açıklaması ise şöyleydi: