Haberler

Grid List

Su hakkı temel bir haktır! Suyun ticarileştirilmesine son! 1992 yılından beri 22 Mart, Dünya Su Günü olarak anılıyor. Bu, uzun zamandan beri var olan su krizine dikkat çekmek, su varlıklarının korunması için ilgilerin, hükümetlerin, daha fazla rol almasını sağlamak amacıyla ilan edilen bir gün. Dünya Su Günü için bu yılın teması, “Kimseyi Geride Bırakmamak”.

Uluslararası Irkçılığa Karşı Eylem Günü kapsamında dünyanın 60'a yakın şehrinde yapılan etkinliklerle eş zamanlı olarak İstanbul'da da bir basın açıklaması düzenlendi.

DSİP'li kadınlar, 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü sonrası devam eden tartışmalara ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Sosyalist İşçi'nin 636. sayısında konuya ilişkin yer alan makaleyi okurlarımızla paylaşıyoruz: 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü üzerine

BM Uluslararası Irkçılığa Karşı Mücadele Günü’nde dünyanın 22 ülkesinde 60’a yakın şehirde ırkçılığa karşı göçmenlerle dayanışma etkinlikleri yapıldı. “Hepimiz Göçmeniz – Irkçılığa Hayır” kampanyası da İstanbul, Ankara, İzmir ve Tekirdağ’da eylem ve toplantılar düzenledi.

16 Mart Irkçılığa Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde, "Hepimiz Göçmeniz, Irkçılığa Hayır" kampanyası tarafından Ankara'da “Tüm göçmenlere özgürlük” başlığıyla bir panel düzenlendi. Panelde insan hakları savunucusu Hakan Ataman, Çocuklar İçin Daha İyi Bir Dünya Girişimi’nden Ezgi Koman ve kampanya aktivisti Can Irmak Özinanır konuştu.

Uluslararası Irkçılık Karşıtı Gün etkinlikleri kapsamında İzmir'de de göçmenlerle dayanışma konulu bir panel düzenlendi. Antikapitalistler'in İzmir’de 16 Mart ırkçılık karşıtı etkinlik gününde yapılan "Irkçılığa Hayır, Hepimiz Göçmeniz" başlıklı panelinde, konuşmacılar ve salondan yapılan katkılarda, ırkçılığın kapitalizmin bir ürünü olduğu, egemenlerin özellikle kriz zamanlarında ırkçılığa başvurarak işçi sınıfını bölmeye çalıştığı, dünyadaki krize paralel ırkçı söylemlerin ve hareketlerin de yükseldiği bir dönemden geçmemize rağmen dünyanın birçok yerinde ırkçılığa karşı kitlesel gösterilerin de düzenlendiği vurgulandı.

16 Mart'taki Uluslararası Irkçılık Karşıtı Gün kapsamında dünyanın birçok noktasında göçmenlerle dayanışma eylemleri düzenlendi.

DSİP'in de bir parçası olduğu Uluslararası Sosyalist Akım, Avrupa'daki ırkçı taarruz üzerine yazılı bir açıklama yayımladı:
1- Avrupa Devlet ve Hükûmet Başkanları Konseyi'nin 28 Haziran'daki toplantısı, Avrupa'daki göçmenlere karşı ırkçı taarruz açısından potansiyel olarak çok tehlikeli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Donald Trump'ın Kasım 2016'da seçilmesinin ardından, Avrupa Birliği kendisini yeni Amerikan başkanının ırkçılığına ve cinsiyetçiliğine karşı göğüs geren, liberalizm ve hoşgörünün kalesi olarak gösterdi. Ancak bu son zirvede, AB'nin Trump'ın göçmen karşıtı politikalarını benimsediği görüldü.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) ve Hollanda'daki Enternasyonal Sosyalistler örgütünden ortak açıklama:

Hollanda ve Türkiye hükümetleri arasındaki gerginliğin yükselişi, Hollanda’nın Türkiye’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Kaya’yı “istenmeyen göçmen” ilan edip topraklarından kovmasıyla zirveye çıktı. Bunun sonrasında Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Abutalip, Türkiye konsolosluğu önünde toplanan Türkiyeli-Hollandalı protestocuların üzerine çevik kuvvet polislerini saldı.

Desteklediğimiz Yayınlar

Volkan Akyıldırım - Rusya'da sosyalist devrimin Lenin'le birlikte lideri Lev Troçki'ye 20 Ağustos 1940'da sürgünde yaşadığı Meksika'da Stalinist rejimin bir ajanı tarafından suikast yapıldı. Troçki ertesi gün hayatını kaybetti. 1927'de parti üyeliğinden atılmış ve sürgün hayatı başlamıştı. Bolşevik geleneğin sürdürücüsü Sol Muhalefet devlet tarafından imha edilmiş, "Troçkist" denilen Bolşeviklerden hayatta kalanlar toplama kamplarına gönderilmişti. Devrimciler orada yaptıkları açlık grevlerinde ölürken, dünya komünist hareketinin çoğunluğu Stalinizm’i sosyalizm olarak gördü, destekledi. 

Lev Troçki - Stalinizm, Bolşevizmin doğal sonucu mudur? Bütün gericiler bunu ısrarla iddia etmektedir ve buna Stalin de sahip çıkmaktadır. Menşevikler, anarşistler ve kendini Markist olarak gören bazı sol doktrinerlerin hepsi buna inanmaktadır. Onlar diyorlar ki: "Biz bunu zaten tahmin ediyorduk. Diğer sosyalist partileri yasaklayarak işe başladıktan sonra anarşistlerin bastırılması, sovyetlerin (işçi konseyi bağlamında) içinde Bolşevik diktatörlüğün kurulması Ekim Devrimini ancak bürokrasinin diktatörlüğü ile sonuçlandırabilirdi. Stalin, Leninizmin hem devamcısı hem de iflasıdır."

Meltem Oral - 2008’de küresel finans sistemi krize girdi ve neoliberalizmin işlemediği sistemin savunucuları tarafından bile itiraf edilmeye başlandı. Krize karşı pek çok yerde tepki gelişmiş olmasına rağmen mücadelenin patladığı yer 2011’den itibaren Ortadoğu ülkeleri oldu. Tunus, Mısır, Libya’da sıradan insanların eylemiyle on yıllarca hüküm süren diktatörler birkaç günde devrildi. Yunanistan ve İspanya’daki Öfkeliler’in, ABD’deki İşgal Et hareketinin gözü, kulağı Arap devrimlerindeydi.

Şenol Karakaş - Paris halkı 140 sene önce burjuvazinin başarısızlığının, ihanetinin ve ikiyüzlülüğünün sonucunda, ayağa kalktı. İmparatorluğun yayılmacı politikalarının sonucunda Prusya’yla başlattığı savaş, onursuzca sonuçlandı. Tam 130 bin Fransız askeri teslim oldu, bizzat imparator teslim alındı. Prusya, Fransa’ya ağır şartlar dayattı, barış için tüm Fransa’nın silahsızlandırılmasını ve en önemlisi Paris’in tüm silahlarını teslim ederek derhal teslim olmasını talep etti.

Ozan Tekin - Devrimci marksistler, kapitalizmi yıkabilecek ve daha özgür, daha demokratik, daha adil bir dünyayı kurabilecek tek gücün işçi sınıfı olduğunda ısrar eder. Kapitalizm, milyonlarca sıradan insanın katıldığı üretim sürecinin, küçük bir sermaye sınıfı tarafından denetlendiği bir sistemdir. Üretim araçlarının sahibi olan azınlık, çalışan sınıfların ürettiği değerin bir kısmına el koyarak kâr eder ve elde ettiği bu değeri tekrar yatırıma dönüştürerek üretimini artırmaya, sermayesini büyütmeye çalışır. 

Sinan Özbek - Ekolojinin bir felsefe sorunu olarak işlenmesi yakın zamanlarda başlıyor. Hans Jonas Sorumluluk İlkesi adlı kitabını 1979’da yayımlamakla hemen birlikte ekoloji etiğinin kurucusu, babası unvanını alıyor. Jonas, gününe kadar gelen etiği “şimdiki zamanla sınırlı olmak ve geleceği hesaba katmamakla” eleştiriyor. Yalnızca bu eleştiri bile, geleceği de konu edinmiş bir disiplin olan Marksizmle hesaplaşmasını zorunlu hale getiriyor. Jonas, kitabının çok önemli bir bölümünü Marksizm eleştirisine ayırarak kendi meşrebince bunu yapıyor. 

Şenol Karakaş - Erdoğan ve Devlet Bahçeli’ye bakılırsa, 31 Mart seçimleri bir ölüm kalım meselesi. 31 Mart seçimlerinde AKP-MHP ittifakına oy verilmemesi, bitmek bilmez beka sorununu çok travmatik bir evreye taşıyacak.

Yuri Prasad - ABD Sivil Haklar Hareketi’nin efsanevi lideri Martin Luther King, 1968 yılında Memphis’de kaldığı otelin balkonunda uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti. Dünyanın her yerinde, ırkçılığın ortadan kalkmasını ve Vietnam’daki savaşın bitmesini isteyen milyonlarca kişi King’in yasını tuttu. ABD şehirlerinde isyan dalgaları ortaya çıktı-yoksul siyahların da aralarında olduğu birçok kişi iç savaşa benzer bir durumun ortaya çıkmasını bekliyordu...

Özdeş Özbay - Irkçılık, kapitalizme göbeğinden bağlı bir ideolojidir. Dolayısıyla kapitalizm varolduğu müddetçe de ortadan kalkmayacak. Ancak kapitalizm içerisinde ırkçı pratikler ve ırkçı örgütlenmeler ile mücadele edebilir ve hayatlarımızı kolaylaştıracak kazanımlar elde edebiliriz. Irkçılığa karşı mücadele öncelikle işçi sınıfı içerisindeki bölünmeyi giderecek politikalarla yapılabilir...

Onur Devrim Üçbaş - Ekim Devrimi’nin 100. yılında onun Rusya’da nasıl hatırlandığına veya hatırlanmadığına bakmak öğretici. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, Ekim Devrimi için bir anma yapılmayacağını, resmi tatil ilan edilmeyeceğini açıkladı. Medya kanalları Kremlin’in mesajını alarak Ekim Devrimi’nin önemini azaltmaya çalıştılar. Putin daha önce Lenin’i Rusya’nın altına zaman ayarlı bir atom bombası koymakla suçlamıştı.

Can Irmak Özinanır - Rusya’da 1917 yılında gerçekleşen Şubat ve Ekim devrimleri sadece Rusya ve çevresinde değil bütün dünyada yankı uyandırmıştı. Ekim Devrimi, Avrupa’nın dört bir yanında radikal işçi hareketlerinin fitilini yaktı. Almanya, Macaristan ve İtalya örneklerinde olduğu gibi kimi zaman bu fitil, sonradan yenilgiye uğrasalar da, devrim ateşini tutuşturmayı başardı. Genel olarak Avrupa’da, özel olarak ise İtalya’da, işçi konseylerine dayanan Rusya deneyimi Antonio Gramsci’nin de içinde bulunduğu devrimci eylemci ve teorisyenlerin ortaya çıkışında belirleyici bir etkiye sahip oldu.

Roni Margulies - Birkaç yıl önce, yaşça benden büyük, 12 Eylül döneminde uzunca hapis yatmış bir sosyalistle tartışıyordum. Konu dönüp dolaşıp kemalizme geliyordu. Duyduğu derin Mustafa Kemal sevgisini paylaşmadığımı fark ettiğinde, konuştuğum arkadaş “Ne yani?” dedi, “Padişahlık daha mı iyiydi? Cumhuriyet kurulmasa mıydı? Şeriat’tan laikliğe geçilmese miydi? Kadınlara oy hakkı verilmese miydi? Ben kemalistim kardeşim, sen ne dersen de.”

Desteklediğimiz Kampanyalar

Grid List

1 Kasım seçimleri öncesinde "Oyumuz Umuda" kampanyasını yürüten Antikapitalistler, bu hafta sonu İstanbul ve Ankara'da yapacağı basın açıklamalarıyla, Fransa'da yapılacak BM İklim Zirvesi (COP21) öncesi "İklimi değil sistemi değiştir" diyecek.

Antikapitalistler, 28 Kasım Cumartesi günü saat 15:00'te İstanbul'da Galatasaray Meydanı'nda ve Ankara'da Yüksel Caddesi'nde yapacağı basın açıklamalarıyla iklim değişikliğinde egemen sınıfların rolünü teşhir ederek küresel kapitalizmi protesto edecek.

Ermeni soykırımının üzerinden 103 yıl geçti. Bu felaketin bir soykırım olduğu, bununla yüzleşilmesi gerektiği, özür dilenmesi gerektiği konularında mücadele sürüyor.

Antikapitalistler ile Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De platformlarının çağrısıyla dün İstanbul'da düzenlenen panelde, 24 Nisan 1915'te başlayan soykırımın tanınması için verilen mücadele tartışıldı.

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK) 31 Mart 2019'da gerçekleştirilecek yerel seçimlere ilişkin değerlerini yazılı bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu: "Savaş; bireyi ve toplumu hedef alan her türlü şiddetin uygulandığı, anatomik ve ruhsal bütünlüğü bozucu, maddi ve manevi nitelikteki şiddet olarak tanımlanır.