Esad’a ve IŞİD’e karşı Suriye halkının yanındayız!

AÇIKLAMALAR
Tipografi
  • Daha Küçük Küçük Orta Büyük Daha Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

2010 yılının son ayında Tunus'ta yakılan ateş, 2011 yılının başına gelindiğinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın birçok ülkesine sıçramış, geniş kitleler köhnemiş diktatörlük rejimleri altında yaşamaya isyan ederek sokaklara çıkmıştı.

4 yıl önce bugün, Deraa'da duvarlara "Halk rejimin devrilmesini istiyor" yazan 4 çocuğun devlet güçleri tarafından tutuklanmasıyla, Suriye halkı da bu kervana katıldı.

Baas'ın reform yapması talebiyle, tamamen barışçıl bir şekilde, hatta ellerinde çiçeklerle sokağa çıkıp gösteri yapanlar, vahşi bir saldırıyla karşı karşıya kaldılar.

Rejim göstericileri vurdukça gösteriler kitleselleşti ve Suriye'nin her yerine sıçradı. Günler geçtikçe reform talepleri rejimin devrilmesi isteğine dönüştü. Devrim ordunun tabanını böldü, bazı subaylar ve askerler halkın tarafına geçti. Şiddetin sonunun gelmemesi ise muhalefetin de silahlanması sonucunu getirdi.

Baas rejimi, insanlık onuru, özgürlük ve sosyal adalet için başlayan bu ayaklanmayı, Rusya ve İran gibi uluslararası, İran ve Hizbullah gibi bölgesel güçlerin de arkasında durmasıyla, mezhepçi bir kanlı iş savaşa dönüştürmeyi başardı. Yüz binlerce kişinin ölümüyle ayakta kalabildi.

Bu dönüşümde Suriye halkının sahte dostlarının, ABD ve AB devletleri gibi emperyalist güçlerin, başta Suudi Arabistan olmak üzere gerici Körfez monarşilerinin ve Esad diktatörünün uzun süreli dostu AKP liderliğinin de payı büyük.

Bütün bu güçler, yalnızca Suriye Devrimi'ni değil, bütünüyle Arap Baharı'nı bitirmek için el ele çalıştılar. Libya'da, Yemen'de, Bahreyn'de ve Mısır'da da karşı-devrimin kazanmasının baş destekçileri oldular.

Ve Suriye'de Arap Baharı'nın talepleriyle mücadele eden demokratik halk hareketi zayıfladıkça, Baas rejiminin mezhepçi barbarlığı, bir diğer mezhepçi vahşetin, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı canavarın yükselişinin zeminini oluşturdu.

Bugün Suriye halkı, Esad'a bağlı çetelerin yanı sıra, bir de bu eli kanlı örgüt tarafından katlediliyor. Yalnızca Baas rejimi tarafından değil, "IŞİD'e karşı" kurulan emperyalist koalisyonun uçakları tarafından da havadan bombalanıyor.

Fakat hem Suriye'de hem de tüm bölgede devrimci dalganın yarattığı hava, bu mücadeleler içinde elde edilen deneyimler, halkın özörgütlenme deneyimleri hafızalardan silinmiş değil. Suriye halkının kazanması, Yemen'den Tunus'a, Fas'tan İran'a bu uyanışın yeniden yaşanmasıyla, sıradan insanların hayatlarının kontrolünü ellerine almak için bir kez daha siyaset sahnesine çıkmasıyla mümkün olacak.

Bugün karşı-devrim zafer kazanmış olsa da bu geri dönüş mutlaka yaşanacak.

Bize düşen görev ise, Ortadoğu halkları bir kez daha ayağa kalktığında, bu kez çok daha güçlü bir dayanışma hareketini inşa etmek; her yerde emperyalizme, yerel diktatörlere, krallara, şeyhlere ve mezhepçiliğe karşı sınıfsal temellerde kitlesel antikapitalist partilerin oluşmasına yardımcı olmak.

Devrimin başlangıcının yıl dönümünde, dört yıldır Baas rejimine kahramanca direnen Suriye halkını selamlıyoruz!

Halk hâlâ rejimin devrilmesini istiyor!

Ash-shab yurid isqat an-nizam!

Meltem Oral-Şenol Karakaş
DSİP Eşsözcüleri
15.03.2015