Çerkes soykırımı tanınmalı, onarıcı adalet süreci bir an önce başlatılmalıdır

AÇIKLAMALAR
Tipografi
  • En Küçük Küçük Orta Büyük En Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

Çerkesler, binlerce yıldır Kuzey Kafkasya’da yaşayan, kadim ve otokton bir halktır. Çerkes anavatanı bugün Rusya Federasyonu'na bağlı Adıgey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar adlı üç farklı cumhuriyetin sınırları içerisinde parçalanmış durumdadır.

Anavatanları Çerkesya’nın bağımsızlığını Rus işgalcilere karşı onlarca yıl savunan Çerkesler, 21 Mayıs 1864 yılında Rusya'ya yenildi, savaşta sağ kalanlar bu tarihten itibaren sürgüne gönderildi. 

21 Mayıs 1864 Çerkes soykırımının başlangıcı olarak kabul edilir.

Rusya, Kafkasya’daki savaş boyunca kadın, çocuk ayırmaksızın tam bir imha politikası izledi. Bir milyonu aşkın Çerkes katledildi. Savaşta öldürülmeyen Çerkeslerin hemen tamamı bölgeden çıkarıldı. 

Çerkesler, binlerce yıldır yaşadıkları topraklardan koparılarak kara ve deniz üzerinden, insanlık dışı koşullarda sürgüne tabi tutuldu. 

Bu sürgünde 1,5 milyon Çerkes; topraklarından, yaşam alanlarından koparıldı. Sürgün yollarında ve vardıkları limanlarda 600 binden fazla Çerkes hayatını kaybetti.

Hayatta kalanlar; Anadolu, Balkanlar, Suriye, Irak veya Ürdün’e dağınık bir şekilde yerleştirildi. Kimlikleri, dilleri, örgütlenmeleri yasaklandı. Topraklarından koparılan Çerkesler sürgün yaşadıkları topraklarda asimile edildi. Türkiye’de Gönen-Manyas bölgesine yerleşen Çerkesler ise 1923’te bir kez daha sürgüne tabi tutuldu, acılı günler bir kez daha yaşandı.

Bu yaşananlar modern Avrupa tarihindeki ilk etnik temizlik, ilk soykırımdır.

Çerkesler 157 yıldır adalet arıyor, insanlığın bu büyük dramla yüzleşmesini, yaralarının sarılmasını bekliyor. Soykırım politika ve uygulamaları nedeniyle Çerkes halkının kültürel hakları da ağır bir şekilde ihlal edildi. Ubıhların dilini konuşabilen kalmadı. Adıgelerin bir boyu olan Natuhayların adı bugün sadece tarih kitaplarında kaldı.

Kafkasya’da insan hakları ihlalleri günümüzde de devam ediyor, 21 Mayıslar devam ediyor. 

Çerkes halkının soykırım nedeniyle yaşadıkları kayıpları tazmin edilmelidir. 

Bir daha yaşanmaması için tarihle yüzleşilmesi, katliam ve soykırımlarla hesaplaşılması, nedenlerin ve kaynaklarının ortadan kaldırılması için adımlar atılmalıdır. 

Hafıza merkezleri kurulmalı, onarıcı adalet yani tanıma, özür dileme ve kayıpların tazmininin gerçekleşeceği süreç bir an önce başlatılmalıdır. 

Toplumsal barışın inşası için Türkiye’de yaşayan tüm farklı kimliklerle beraber Çerkeslerin de dillerini, kültürlerini, kimliklerini yaşayabilmesi ve yaşatabilmesi adına tüm kolektif hakları tanınmalıdır, var olan engeller kaldırılmalıdır. 

Çerkes dili ve kültürünün korunması ve geliştirilmesi için kamusal önlemler alınmalıdır. 

Çerkes Soykırımında yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anıyoruz.

DSİP Genel Yönetim Kurulu