Ermeni Soykırımı gerçektir, inkârcılığın sonu gelmiştir

AÇIKLAMALAR
Tipografi
  • En Küçük Küçük Orta Büyük En Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

24 Nisan 1915 tarihinde İstanbul'daki Ermeni aydınlarının tutuklanmasıyla başlayan süreç, 1,5 milyondan fazla Osmanlı vatandaşı Ermeni'nin çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden en vahşi yöntemlerle öldürülmesiyle, devletin bütün olanaklarının seferber edildiği, kendisinden sonra gelecek olanlara örnek teşkil eden bir soykırımla sonuçlandı.

Güvenlik bahanesiyle Suriye'nin çöllerine gönderileceği öne sürülen Ermeni kafilelerinin büyük kısmı, daha yola çıkmadan katledildi. Sahip oldukları her şey çalındı. Çocuklar ve kadınlar köleleştirildi. Taşınmaz mallar "terk edilmiş" kapsamına alınarak, soykırımın uygulayıcılarıyla devletin yöneticilerine dağıtıldı. Öyle ki, devletin kurucu başkanı bile bir Ermeni'nin çalınan mülkü olan Çankaya Köşkü'ne yerleşti.

Soykırımdan kurtulmayı başaran Ermeniler, daima diken üstünde yaşadı. Varlık vergisiyle son servetleri de ellerinden alındı, devlet kademelerinde görev almaları engellendi, vakıf mülklerine el konuldu, biraz fazla ses çıkartanlar, Hrant Dink örneğinde olduğu gibi katledildi.

Ama Ermeni Soykırımı'nın kanları üzerine inşa edilen Türkiye devletinin yöneticileri, tüm gayretlerine rağmen soykırım gerçeğini dünya halklarından gizleyemediler. Bugün dünyanın birçok ülkesi Ermeni soykırımını resmen tanıyor. Soykırım esnasında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin müttefiki olan Almanya'nın bugünkü parlamentosu, bugün Ermeni Soykırımı'nın tanınmasıyla ilgili bir kanun tasarısını oylayacak. Tasarıda Ermenilerin soykırım kurbanı oldukları ve Alman devletinin bu soykırımdaki sorumluluğu kabul ediliyor. Parlamentoda temsil edilen dört parti tarafından ortaklaşa verilen kanun tasarısının kabul edileceğine mutlak gözüyle bakılıyor; böylece bir devlet daha, hem de soykırımda sorumluluğu bulunan bir devlet, inkâr duvarında açılan çatlağı genişletecek.

Türk devletinin temsilcileri ise bu durum karşısında dehşete düşmüş durumda. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde Almanya parlamentosuna kanun teklifinin reddedilmesini tavsiye eden bir mektup yazdı. Yeni başbakan Binali Yıldırım ise "Bu çok saçma bir oylama. Olmayan, 1915'de 1. Dünya Savaşı şartlarında yaşanmış, her ülkede yaşanan sıradan olaylardan biri" dedi.

Almanya'nın da Ermeni Soykırımı'nı resmen kabul etmesinin dünyada yaratacağı etkiyi çok iyi bilen Tük devletinin temsilcileri, panik içinde ellerindeki bütün kozları oynamaya çalışıyorlar. 1,5 milyon insanın katledildiği bir soykırımı sıradan bir olay gibi göstermeye çalışıyor, Almanya yöneticilerini Almanya'da yaşayan üç milyon Türk'ün oylarıyla, ekonomideki ağırlıklarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Oysa asıl korkan kendileri. Soykırım binasından bir tuğla daha çekilecek, bütün inkâr tezleri çökecek, soykırımı kabul etmek zorunda kalacaklar.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi olarak, Türkiye devletinin yöneticilerinin Almanya parlamentosu üzerine baskı kurmaya ve soykırımı önemsizleştirme yönelik girişimlerini kınıyoruz. Ermeni Soykırımı gerçeğinin Türkiye devleti tarafından kabul edilmesi, maddi ve manevi sonuçlarının tazmin edilmesi için çabalarımızı artırarak sürdüreceğimizi ilan ediyor, herkesi bu yönde çaba göstermeye davet ediyoruz.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Merkez Komitesi
02.06.2016