Ölüm değil çözüm, çatışma değil müzakere!

ETKİNLİKLER
Tipografi
  • En Küçük Küçük Orta Büyük En Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

İstanbul, Diyarbakır, Ankara, İzmir, Van ve daha pek çok merkezde dün yapılan 1 Eylül mitinglerine katılan yüzbinlerce kişi, Kürt sorununda savaşa karşı çıkarak müzakereler yoluyla demokratik bir çözüm talep etti. Mitinglere her yerde, Halkların Demokratik Kongresi'nin (HDK) yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve kitle örgütü katıldı.

İstanbul'da Haydarpaşa Numune Hastanesi ve Tepe Nautilus önünden Kadıköy'e düzenlenen yürüyüşlerde, Kürt sorununda demokratik bir çözüm ve barış için operasyonların durması ve müzakere sürecinin yeniden başlaması istendi.

Mitinge BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, milletvekilleri Hasip Kaplan, Sebahat Tuncel ve HDK Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin yanı sıra DSİP, EMEP, ESP, SDP, SODAP, Partizan, Kaldıraç, TKP 1920, İHD, TMMOB, Tabipler Odası, DİSK, KESK, UİD-DER'in yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü katıldı.

HDK: "Ölüm değil çözüm, çatışma değil müzakere"

Kortejin en önünde HDK imzalı "Ölüm değil çözüm; çatışma değil müzakere" pankartı açıldı. HDK'liler Suriye'ye yönelik müdahaleleri protesto ederken, kitle sık sık Kürt halkının Demokratik Özerklik talebini destekleyen sloganlar attı.

THY'de greve çıktıkları için işten atılan direnişçi Hava İş üyeleri ve yine direnişteki Hey Tekstil işçileri de barışın sesini yükseltmek için alanda yerlerini aldılar.

DSİP: "Öcalan'a özgürlük"

HDK içinde yürüyen DSİP üyeleri, gösteri boyunca "Kürt halkına özgürlük", "Öcalan'a özgürlük", "İçeride dışarıda savaşa hayır" gibi sloganlar attılar. Marksist.org'un mitingle ilgili görüşlerini aldığı DSİP Eşsözcüsü Şenol Karakaş, savaşa hayır demenin yanı sıra Esad diktatörlüğüne karşı Suriye Devrimi'nin kazanmasını istediklerini; bunun yalnızca Batı Kürdistan'da değil, Kürdistan'ın diğer parçalarında da Kürt halkının özgürleşmesine katkıda bulunacağını düşündüklerini söyledi.

Demirtaş: "Halkın emekleriyle geldik, Meclis senin şirketin değil"

Mitingde konuşan BDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kürt halkının siyasi temsilcilerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik saldırılara değinirken, Başbakan Erdoğan'a "halkın emekleriyle geldik, Meclis senin şirketin değil" dedi.

Başbakan'ın "Kimse karşı çıkmasın, savaşı yıllarca sürdüreyim" diye düşündüğünü belirten Demirtaş, "Savaşı bitirmenin bir tek yolu vardır, adil eşitlikçi özgürlükçü bir yaşam için hep birlikte direniş" dedi.

"Esad'ın diktatör olduğunu ezilen halklar senden daha iyi biliyor"

BDP Eşgenel Başkanı, Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte yaptığı bir konuşmayı kitleye dinletti. Konuşmada, Başbakan, Suriye'nin diktatörü Esad'dan "kardeşim" diye bahsediyor, Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkileri AKP'nin geliştirdiğini iddia ederek bununla övünüyordu. "Bu konuşmayı yapan adam BDP'liler samimi dürüst değildir, siyasetçi milletvekili değildir diyor" diyen Demirtaş, "Esad rejimi yeni katliamcı olmadı, babası da katliamcıydı. Bunu en iyi biz biliyoruz, ezilen halklar biliyor" dedi.

Ankara: "Susma haykır, savaşa hayır"

Ankara'da Toros Sokak'ta bir arayan gelen Emek ve Demokrasi Güçleri, buradan Kolej Meydanı'na yürüyerek miting gerçekleştirdi.

Kürtçe, Arapça ve Türkçe olmak üzere "Em ne li welatê xwe, ne jî li cihanê şer naxwazim/ Ne içerde ne de dışarıda savaş istemiyoruz" yazılı ana pankartının açıldığı eylemde Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenleri, "Çatışma değil müzakere, ölüm değil çözüm" yazılı pankart açtı. Tutuklu sendikacıların fotoğrafları ve barış talepli dövizler taşındı.

Sık sık "Bijî aşitî", "Ölüm değil çözüm istiyoruz", "Susma haykır, savaşa hayır", "Yaşasın halkların kardeşliği" sloganlarının atıldığı mitingde, dinletilen müzikler ve ıslıklarla barışa duyulan özlem bir kez daha dile getirildi. Savaşa karşı barış isteği çığlıklarla haykırıldı. DSİP Ankara İl Örgütü de Halkların Demokratik Kongresi'yle (HDK) birlikte gösterideki yerini aldı.

Asker annesiyle gerilla annesi el ele savaşa karşı çıktı

Asker yeğeni savaşta ölen Servinaz Göçmez ve gerilla annesi Fatma Temel, birlikte sahneye çıkarak, en dikkat çeken barış mesajını verdiler. Fatma Temel, Kürtçe olarak yaptığı konuşmada, savaşın son bulmasını istedi.

Servinaz Göçmez ise konuşmasında, Türk halkına önemli mesajlar verdi. Göçmez, yeğeninin savaşta öldüğünü öğrendiklerinde kendilerine "yeğeniniz savaşta kahramanca bir kurşunla göğsünden vuruldu" denildiğini fakat cenazeyi kendilerine kimsenin göstermediğini anlattı. Göçmez, daha sonra cenazenin yarısının olmadığını gördüklerini söyledi. Göçmez, "Bize yalan söylüyorlar" dedi. "Biz savaşı yeğenimle öğrendik. Ben Türk emekçi halkına sesleniyorum. Türk halkı bu savaşın farkında değil. Birileri onların ölüleri üzerinden politika yapıyor. Türk ve Kürt halkları değil, bu savaşı sürdürenler suçludur. Savaş üstüne politika yapanlar suçludur" dedi.

Gerilla annesi Fatma Temel ile Servinaz Göçmez konuşmaların ardından kucaklaşarak, el ele sahneden ayrıldılar.

İzmir'de "Yaşasın barış" pankartı

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İzmir İl Yürütmesi tarafından düzenlenen 1 Eylül mitingi için Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan binlerce kişi, "Çatışma Değil, Müzakere Ölüm Değil, Çözüm", "Yaşasın Barış" yazan pankartların arkasında yürüyüşe geçti.

Mitingde konuşan BDP milletvekili Sırrı Sakık, Kürt halkının yıllardır yürüttü mücadele sonucunda çok büyük kazanımlar elde ettiğini belirterek, "Irak'ta Kürtler bir statü sahibi olmak isteyince Türkiye 'kırmızı çizgimiz' diyerek karşı çıktı. Şimdi ne oldu? Suriye'deki Kürtler de benzer bir şekilde statü sahibi olunca Türkiye yine çıldırdı. Sen niye Kürtlerin haklarına karşı bu kadar tahammülsüzsün? Neden Kürtlerin bir toplu iğne başı kadar olan hak taleplerine bile tahammül edemiyorsun?" diye sordu.

Öcalan'a tecrit protesto edildi

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 'tecrit' koşullarına da işaret eden Sakık, "Sayın Öcalan'ın barış için söyleyeceği sözleri engelleniyor. Uzun zamandır ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmüyor. Biz de buradan dalgalara ve denize diyoruz ki; ey deniz, ey dalgalar İmralı'daki Sayın Öcalan'a bizden siz selam götürün" şeklinde konuştu.

Eyleme HDK ile birlikte katılan DSİP İzmir İl Örgütü üyeleri "Anadilde eğitim haktır", "Kürtler Kürtçe konuşur", "Roboski'nin failleri bulunsun" pankartları taşıyarak "Savaşın sesini sustur, barışın sesini yükselt" sloganları attılar.

Van'da miting sonrası çatışma

1 Eylül'de Van'da sokağa çıkan barış yanlıları, "Kürt sorununda demokratik çözüm için onurlu bir barış", "Roboski katliamını unutmayacağız unutturmayacağız", "Suriye ile savaşa hayır" pankartları açtı.

Van'da yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı bölge mitinginin ardından dağılan kitle ile polis arasında gerginlik yaşandı. Hacıbekir Mahallesi'nde çatışmaya dönüşen olaylarda, Kürt gençleri polisin barikat kurmak için kullandığı bariyerlere el koyarak, Orhan Doğan Caddesi'ni trafiğe kapattı. Polislerin zırhlı araçlar, gaz bombası ve tazikli suyla yaptığı müdahaleye, göstericiler taşlarla karşılık verdi.

Diyarbakır: "Askeri ve siyasi operasyonlara son"

Diyarbakır'daki siyasi parti ve kitle örgütleri tarafından düzenlenen "Demokratik Çözüm ve Müzakere" mitingi on binlerce kişinin katılımı ile gerçekleştirildi.
Olağanüstü önemlere rağmen kentin dört bir tarafından, ilçelerden ve çevre illerden on binlerce kişi İstasyon Meydanı'nda buluşurken, açılan pankart, döviz ve flamalarla alanda renkli görüntüler oluştu.

Sahnenin arkasında "Onurlu bir barış için demokratik çözüm ve müzakere" yazılı dev pankartın dikkat çektiği mitingde, alanda "Kürt halkının safı belli ya sizin?", "Çatışma değil müzakere, ölüm değil müzakere", "Tecride, operasyona, savaşa karşı barış hemen şimdi", "1 Eylül Dünya Barış Günü Roboski katliamı ile yüzleşme günüdür", "Askeri ve siyasi operasyonlara son" yazılı pankartlar açıldı.

(Marksist.org)