Bugün Taksim'de Hocalı anması değil, Ermenileri hedef alan faşist bir gösteri gerçekleşti. Türkiye'nin birçok ilinde faşist çeteler, nefret sloganlarıyla sokağa salındı. AKP, MHP, BBP, Saadet Partisi ile Has Parti elbirliğiyle nefret suçu işledi. Ergenekon'un ölmediği, Taksim ve İstiklal Caddesi'ni dolduran zihniyetiyle anlaşıldı. Güneş balçıkla sıvanmaz: "Hepimiz Ermeniyiz" diyenleri susturamayacaksınız, 1915 Soykırımı'yla yüzleşmeyi engelleyemeyeceksiniz.

İstanbul'da faşistler ve ırkçılar AGOS'a yürüyemedi; ancak iktidarın ve muhalefetin elbirliğiyle Hrant'ı ve Sevag'ı aramızdan alan nefret iklimi yeniden körüklendi.

Türkiyeli vicdani retçiler ve antimilitaristler, uluslararası savaş karşıtları aktivistlerinin katılımıyla geçtiğimiz hafta sonu düzenledikleri toplantının sonuçları bugün açıkladı, Türk hükümetini bir kez daha vicdani ret hakkını tanımaya ve TCK'nın 318. maddesini kaldırmaya davet etti.

İstanbul'da geçen hafta sonu vicdani ret konusunda toplantılar yapan Türkiyeli vicdani retçiler ve uluslararası kurumlardaki vicdani ret savunucuları, Türkiye'de vicdani retçi olmanın aynı zamanda insan hakkı olma dışında sivillerin yönelik ölümler ve savaşa karşı da bir duruş olduğunu belirtti. Türkiye'deki savaşın sona ermesinin tek çözümünün Kürt sorununun demokratik ve barışçı yollardan çözümünü gösterdi. Vicdani retçiler sorunların çözümü için 5 yıllık etkinlik planı çıkardı.