Partimiz kurucu üyelerinden Melike Çakırer’in oğlu Ulaş Bayraktaroğlu, Suriye topraklarında IŞİD’e karşı mücadelede hayatını kaybetmiştir.

İdlib’deki katliamı bahane eden ABD ordusu, Suriye’de rejimin askeri üssüne saldırdı. Cumhurbaşkanı ve hükümet bu saldırıyı destekleyerek, ABD’nin daha da ileri gitmesini, bunu Türkiye ile birlikte yapmasını istedi. ABD bombardımanıyla Suriye’ye barış geleceğini söylüyorlar.

19 Mart 2017 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulla Mazlum-Der’de yaşanan depremi üzüntüyle takip etmekteyiz.

Suriye ve Kürt sorunu gibi başlıklarda AKP iktidarıyla ters düşmenin sonucunda başlayan süreç, Kürt illerindeki çatışmalara ilişkin yayımlanan insan hakları ihlalleri raporlarının ve dernek tarafından yapılan barış çağrılarının ardından, Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarıyla Mazlum-Der’in hedef gösterilmesiyle devam etmişti.

11 Ocak 2016’da 1128 akademisyen tarafından imzalanan “Bu Suça Ortak Olmayacağız!” bildirisi yayımlandığından beri imzacı akademisyenler hedef gösterilme,  soruşturma, istifaya zorlanma, ihraç  ve yurt dışı yasağı ile baskı altına alınıyor. ÖYP’li iseler güvencesizlik, mobing, kadrolarının bağlı olduğu okullara çağırılma gibi metodlarla cezalandırılıyorlar.

Adana’da kız öğrenci yurdunda çıkan yangın 11 öğrencinin ve bir eğitmenin hayatını çaldı. 22 öğrenci yaralandı. En büyükleri 14 yaşındaydı.

Elektrik kontağından çıktığı söylenen yangında yoksul öğrenciler öldü. Duvarları ve içi ahşap binadaki yangın merdiveninin kapısı kilitli olduğu için açamadılar.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasından beri, zorla getirme kararları, HDP’li vekillere yönelik bir tehdit aracı olarak kullanılıyordu. Bu sabaha karşı aralarında HDP eş genel başkanlarının da olduğu 11 milletvekili gözaltına alındı. Selahattin Demirtaş tutuklama istemiyle mahkemeye sevkedildi.

7 Haziran’da ve 1 Kasım’da HDP’ye oy veren milyonlarca vatandaşın siyasi iradesi bir kez daha çiğnendi. Halk seçiyor, mahkemeler tutukluyor.

Seçmenlerin yüzde 55.3’ünün oyunu alarak seçilen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve eş başkan Fırat Anlı’nın gözaltına alınması, darbecilerle mücadele gerekçesiyle başlatılan OHAL’in demokrasiye ve muhalefete baskı amacıyla kulllandığını bir kez daha gösterdi.

Genç yaşlarından itibaren sosyalizm mücadelesine katılan, hem fikri hem de örgütsel düzeyde mücadele eden, işçi sınıfının mücadelesinin kazanması için çabalayan ve daima ezilenlerin yanında yer alan, Türkiye’de aşağıdan sosyalizm geleneğinin oluşmasında katkılar yapan yoldaşımız Yurdaer Erkoca’yı yakalandığı amansız hastalığın sonucunda kaybettik.

Hükümet, olağanüstü hâl uygulamalarını darbecilere karşı olmaktan çıkardı, “yerli ve milli” olmayan, devletin politikalarına onay vermeyen herkese karşı kullanmaya başladı.

DSİP üyesi, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim elemanlarından Can Irmak Özinanır, üç ay süreyle görevinden uzaklaştırıldı.