DSİP'in de içinde yer aldığı Suriye Halkının Yanındayız Platformu'nun çağrısıyla bugün saat 15:00'te Harbiye Ordu Evi önünde bir araya gelen aktivistler, yoğun yağmur altında Teşvikiye'deki Suriye Konsolosluğu'nun önüne yürüdüler. Oldukça coşkulu geçen eylemde Türkçe ve Arapça sloganlar atılarak Suriye'de diktatör Esad'a karşı direnenlere destek verildi, Türkiye'ye kaçan sığınmacılarla dayanışıldı.

Eylemde "Katil Esad", "Suriyeli sığınmacılar kardeşimizdir", "Gazze, Humus, Roboski, yaşasın halkların kardeşliği" dövizleri, Suriye muhalefeti bayrağının yanı sıra barış bayrakları taşındı.

Suriye Halkının Yanındayız Platformu tarafından düzenlenen 'Suriyeli sığınmacılar kardeşimizdir' forumu 12 Ekim Cuma günü gerçekleştirildi. Çok sayıda Suriyeli aktivistin de katıldığı forumda Suriyeli sığınmacılarla dayanışmak için öneriler tartışıldı.

Forum, Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendisini yakmasıyla alevlenen Arap devrimleri sürecini özetleyen bir video ile başladı. Arap devrimleri sırasında halklarının özgürlüğü için canlarını feda eden gençlerin anısına ithaf edilen videoda Tunus, Bahyren, Mısır, Yemen ve Suriye'den halk gösterilerinden ve devlet güçlerinin gösterilere karşı uyguladığı şiddetten görüntüler yer aldı.

DSİP'in de içinde yer aldığı Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu, 13 Ekim Cumartesi günü İstanbul'da Galatasaray Meydanı'nda bir basın açıklaması yaparak, içinde generallerin de bulunduğu 325 sanığın mahkûm edildiği Balyoz Darbe Planı davası ile ilgili sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini ve 20 Ocak 2013, Balyoz planının Taraf gazetesinde yayınlandığı tarihin 3. yıldönümünde bir yürüyüş düzenleyeceklerini duyurdu.

"Balyoz Darbe Planı aklanamaz" ana pankartı arkasında buluşan darbe karşıtları, kampanya boyunca Bursa, İzmir, Ankara, Diyarbakır ve Konya başta olmak üzere çok sayıda ilde toplantılar yapılacağını açıkladılar.

Yrd. Doç. Dr. Tolga Tüzün'ün son zamanlarda kamu kurum ve kuruluşlarında, özel sektörde gittikçe yaygınlaşan mobbingin, mevcut iş ilişkilerinin adeta bir taşıyıcısı olduğunu vurgulayan ve mobbingin tek başına ne bir hükümetin ne de bir zihniyetin ürünü olduğunu, aksine yeni liberal politikalardan bağımsız düşünülemeyeceğini belirttiği konuşması.

Çeşitli iş kollarından sendikalı, sendikasız işçilerin yan yana geldiği Mobbinge Son Kampanyası, ilk büyük etkinliğini 30 Haziran 2012 tarihinde Taksim Hill Otel'de gerçekleştirdi. Aralarında Prof. Dr. Binnaz Toprak, Dr. Cüneyt D. Cenger, Sebahat Tuncel, Yrd. Doç. Dr. Ufuk Uras, Yrd. Doç. Dr. Tolga Tüzün gibi konuşmacıların olduğu çok sayıda isim, yeni liberal politikalar bağlamında mobbingi ve mobbinge karşı nasıl mücadele etmemiz gerektiğini tartıştı.

Mobbinge Son kampanyası aktivistleri bir süredir İstanbul'da Beyoğlu, Kadıköy, Ümraniye ve Bahçelievler gibi pek çok yerde stand açarak bildiri dağıtıp imza topluyor. Kampanyanın örgütlediği "Mobbinge Son" konferansı ise 30 Haziran günü Taksim Hill Otel'de yapılacak.

İşyerinde psikolojik tacize karşı mücadele eden aktivistlerin oluşturduğu bir girişim olan Mobbinge Son Kampanyası, son iki haftadır İstanbul'un pek çok yerinde binlerce bildiri dağıttı ve işyeri eksenli mücadeleyi geliştirmek için imza topladı, mobbing uygulandığı bilinen işyerlerinde toplantılar düzenledi.

27 gündür İstanbul Atatürk Havalimanı'nda grev yasağına karşı ve işten çıkarılan 305 çalışanın geri alınması için direnişte olan THY işçileri, bugün pek çok siyasi partinin ve demokratik kitle örgütünün katıldığı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Bu mücadelenin tüm işçi sınıfını ilgilendirdiğinin belirtildiği açıklamada, işveren ve hükümet uyarıldı. DSİP İstanbul İl Örgütü de eyleme katılarak THY işçilerinin haklı mücadelesine destek verdi.

Uludere katliamının üzerinden 6 ay geçti. Çocuk, genç 34 yoksul köylüyü bombardımanla katledenler hala açığa çıkarılmadığı gibi katliamı meşrulaştırma girişimleri de sürüyor. Arife Köse, Roboski köyüne giderek katliamdan sağ kurtulanlar ve yakınlarını kaybedenlerle konuştu.

Batı'da 'Uludere katliamı' olarak bilinen olayın gerçekleştiği Roboski köyüne gitmek için zaman zaman burnunuzun ucunu bile göremediğiniz virajlı yollardan ve en az üç askeri arama noktasından geçmeniz gerekiyor. Uludere aslında ilçenin adı. Katliamın gerçekleştiği yer ise Roboski (Ortasu) köyü. Burada her köyde, her yerleşim yerinde mutlaka bir askeri birlik, tabur ya da tümen var. Roboski köyündeki karargah köyü tepeden görüyor. Her yerin gözlem noktaları ve karakollarla çevrili olduğu bu yerde askerin, değil sınır ticareti yapmaya gidenleri, bir evden diğer eve misafirliğe gidenleri bile görmemesi mümkün değil.

Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen çok sayıda demokratik kitle örgütü ve siyasi partinin yanı sıra bağımsız kadınlar, bugün İstanbul'da Osmanbey'den Taksim'e yürüyerek "Kürtaj haktır, yasaklamak cinayet" sloganlarıyla kürtaj hakkına yönelik saldırıları ve AKP'yi protesto etti.

16:00'da Pangaltı metro çıkışından başlayan yürüyüşe 3 bine yakın kadın katıldı. DSİP'li kadınlar da "Kürtaj haktır Uludere katliam" sloganlarıyla eylemdeydi.

Geçtiğimiz hafta 22 ayrı merkezde oturma eylemi yapan Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu, 17 Haziran Pazar günü saat 16:00'da kürtaj hakkının kısıtlanmasına veya yasaklanmasına karşı olan tüm kadınları Pangaltı'dan Taksim'e yürümeye çağırıyor. Platforma birçok kadın örgütü ve sol-sosyalist partiyle birlikte DSİP'li kadınlar da destek veriyor.

Aralarında DSİP'in de olduğu 30 hayvan korumacı ve hayvan hakları savunucusu örgüt ortak bir açıklama yaparak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na ilişkin değişiklik içeren teklife karşı çıktı. Hayvan hakları savunucuları, 'Hayvanları Koruma Yasası çok eksik ama, değişiklik teklifi de çok vahim hatalar içeriyor' görüşünde.